Bazı
haberleri insan duymayı hiç istemez. Bu istememezlik sadece haberi duyan için
değil, haberi veren için de geçerlidir. Ama ateş de her zaman düştüğü yeri
yakmasıyla ünlüdür.
Satış
rakamları, sektörel gelişim çizgileri, oransal veriler, günlük stresler, yüksek
tempolu koşuşturmacalar, rakip analizleri, gelecek hedefleri, geçmiş
değerlendirmeleri, hep daha iyisi, her gün biraz daha fazlası. Günlük hayatın
rutin, mecburi kaygıları ve hayatın kendi kuralları; haber veren, haber alan...
Bugün
birine seslenmek istiyorum buradan. Benim hayatım için önemli, onu tanıyan
herkes için değerli birine; Atilla Altındal’a. Methiye yazıları yazmak değil
kastım, kimseyi övmeyi de beceremem sanırım.
Atilla
Altındal’ı iş makineleri sektörünü bilenler iyi bilir. Enka Pazarlama’da uzunca
yıllar çalışmıştı, Enka’da Kamu Sektörü Satış Müdürlüğü görevini yürütürken
geçtiğimiz senenin ortasında ayrılmış ve Page’ye Koordinatör görevi ile
geçmişti.
Enka’da
iken uzunca seyehatleri beraberce yapmıştık. Türkiye’de gitmediğimiz çok az yer
kaldı sanırım. Sizler Makina Market dergisinde bu seyahatler sonucu oluşan
haberleri okurken, iş makineleri sektörünü yeni yeni tanıyan ben; onunla
çıktığım yolculuklarda hem iş makinesi sektörünün gizli kodlarını çözmüş, hem
de onu daha yakından tanımış oldum. Onu sevmem için çok önemli nedenlerim de
vardı üstelik, çünkü Atillla Altındal yayıncılık konusundaki tarafsızlığımızı
birgün bile sorgulamadı. Bize bunu yazın, onu yazmayın demedi. Biz
reklamvereniz, istediğimizi yaparız hissini bir dakika bile yaşatmadı.
İşini
çok ama çok seven bir insan vardı karşımda. Sadece sevmekle yetinmiyor; her bir
kademesini çok ama çok iyi bildiği işini aynı zamanda çok da iyi yapıyordu.
Servis Mühendisliği’nden başlayan iş hayatı Satış Müdürlüğü’ne evrilmiş ve her
aşamada tecrübe sahibi olmuştu.
Atilla
Altındal hastanede imiş. Önemli bir sorunla mücadele etmekteymiş. İnsanın ilk
tepkisi bu durumlarda inkarcılık oluyor. Çünkü alışmamış oluyorsun, en son
gördüğün hali hastanede değil ki inanasın hemen. Evet, mantıklı diyemiyorsun o
yüzden, “yapmayın” ilk cümle oluyor.
İşte
ondan sonrasını, haberini aldığınız kişinin kişisel özellikleri belirliyor.
İnatçılığından, azminden, yaşama sevincinden, mutluluğundan, heyecanından
eminseniz içiniz rahatlıyor. Biliyorsunuz ki bu sorun onun için çok küçük, onun
karşısında duramayacak kadar güçsüz.
Ben
eminim Atilla Altındal’ın bugünleri de atlatacağından, yüzündeki o sıcak
gülümsemenin hiç eksilmeyeceğinden.
Ama
yine de bilmeni isteriz; sevenlerin yanında, biz yanındayız, her daim, her
koşul altında...
Şevket
ÖZCAN
Apa Yayın Grubu
Genel
Yayın Yönetmeni
|
|