Yazı Dizisi 1. Bölüm
Çevreci yollar için çevreci makineler


Yasal ve ekonomik baskılar, yol yapım sektörünü enerji verimliliği daha yüksek, çevre dostu makine ve süreçlere yöneltiyor. Sürdürülebilirliğe giden bu yoldaki gelişmeleri KHL Group editörlerinden Steve Skinner derledi. Yol yapımında faaliyet gösteren üreticiler ve yeni çevreci ürünleri ile ilgili tüm detayları iki bölüm halinde yayınlayacağımız yazı dizimizden takip edebiirsiniz…

 

ABD’deki adıyla Tier 4 ve Avrupa’daki adıyla da Stage IIIB egzoz emisyon yasalarının 2011’de yürürlüğe girecek olması, yol yapım makineleri sektöründe yepyeni modellerle karşılaşmamızı sağlıyor.

 

Henüz yürürlük tarihine epey bir süre varken, Bomag şirketi Başkanı Jörg Unger şunları söylüyor: “Çevresel konuların dikkate alınması gerektiği konusunda herhangi bir tartışma zaten yok. Ancak bu, motorlar dışındaki aksamlar için ayırdığımız araştırma-geliştirme bütçelerini azaltmak zorunda olduğumuz anlamına da gelmiyor.

 

Yeni emisyon hükümlerine uyumlu makineler üretme konusunda kilit nokta, müşteriler açısında yükselen maliyetleri kontrol altına almaktır. Uyumlu motorların çok daha pahalı olmasını bekliyoruz. Ayrıca, yeni motorları yerleştirebilmek için makine tasarımları üzerinde de köklü değişiklikler yapmak zorundayız, ki bu da yine maliyet üzerinde olumsuz etki yaratıyor.”

 

Jörg Unger, ilginin motorlara yoğunlaşması nedeniyle, daha iyi makineler ortaya çıkartacak teknolojilerin arka planda kaldığına inansa da, Bauma 2010 Fuarı’nda, üç yıl öncesine göre çok daha fazla yenilik sergileyeceklerinin altını çiziyor. Görünen o ki, motorlarla bağlantılı olmaya pek çok yenilik de Bomag standında ziyaretçileri bekleyecek.

 

Ammann da tıpkı Bomag gibi, motor emisyon uyumluluğunun tüm teknik departmanlara güçlük çıkarttığı görüşünde. Kurumsal Araştırma ve Geliştirme Baş Sorumlusu Andreas Biedermann açıklıyor: “Yeni standartlar, daha karmaşık güç aktarma aksamlarının ve emisyonları azaltacak ilave işlevlerin makinelere eklenmesini gerektiriyor.

 

Yasal zorlamaların artması daima yenilikçi çözümlere giden yolu açar. Biz de, zemin sıkıştırma ekipmanlarımızda yeni yaklaşımlar geliştirme yolunda bu fırsatı değerlendirmek istiyoruz. Hem yasal düzenlemelere uyumluluğu sağlayacak, hem de operatör görüş alanı ve makine manevra yeteneği üzerinde olumsuz etki yaratmayacak çözüler bulduğumuza inanıyoruz.”

 

Asfalt üretiminde çevreci etki

Andreas Biedermann, motor emisyonlarının yanı sıra, çevresel konuların da yol yapım sektöründe itici güç oluşturduğu görüşünde: “Yol yapım sektörünün bugün karşı karşıya geldiği güçlük, çevre üzerinde mümkün olan en düşük etkiyi yaratan yeşil yollar inşa edebilmek. Sürdürülebilir bir düzenin ortaya çıkartılabilmesi için, asfalt üretiminde ve zemin sıkıştırma süreçlerinde karbondioksit miktarını azaltacak, bakir kaynaklara yönelik talebi düşürecek çağdaş teknolojiler devreye sokulmalı.

 

Asfalt geri kazanımında paralel tambur yaklaşımını yaklaşık 20 yıl önce tasarladık. O günden bu yana geliştirme çalışmalarımızı sürdürdük ve şimdi, yeni paralel tamburlarımızda yüzde 100 oranında geri kazanılmış asfalt kullanılabiliyor.”

 

Merkezi ABD’nin Indiana kentinde bulunan Asphalt Drum Mixers (ADM) firması, geri kazanılmış asfaltı sıcak asfalt karışımı üretiminde kullanabilen dört farklı seyyar ve sabit geri kazanım tesisi modeli imal ediyor. Bir firma yetkilisi, uygulanan teknoloji hakkında şu açıklamaları yapıyor: “Şartlara bağlı olarak, sıcak karışım yüzde 50’ye varan oranda geri kazanılmış malzeme içerebiliyor. Böylece, kaliteden taviz verilmeksizin, önemli maddi tasarruf sağlanabiliyor.”

 

ADM, geri kazanım tesislerinin yanı sıra, dört seyyar ve sabit asfalt tesisinden oluşan Roadbuilder serisini de müşterilerine sunuyor. Serideki modellerin üretim kapasiteleri, 100 ile 318 ton/saat arasında değişiyor.

 

Karışımın her noktasında ısı transferini en üst noktaya taşımak amacıyla paralel akış sisteminde faydalanan Roadbuilder modelleri, ADM tarafından geliştirilmiş “uçuş” tasarımına sahip. Tasarım, nemli agreganın, yalıtılmış bir döner yoldan geçirilip yakıcıdan uzaklaşmasını sağlayarak, firmanın iddiasına göre, rakip paralel akış sistemlerine göre daha az emisyon açığa çıkartıyor.

 

Asfalt üretiminin çevre üzerindeki etkilerinin azaltılmasına yönelik olarak son dönemde sağlanan en önemli gelişmelerden biri de, “ılık asfalt karışımı”nın (IAK) keşfi oldu. Astec Industries kuruluşu, daha az enerji tüketimi gerektiren IAK’ın üretimi için, ikinci nesil (G2) “çift tamburlu yeşil sistem”i geliştirdi.

 

Yeni tasarımın daha sade kumandalara ve G1’deki göre yüzde 66 daha küçük bir sıcak yağ gömleğine sahip olduğu belirtiliyor. G2’de köpüklü asfalt akışı durduğunda sistem tarafından basınç kaldırıldığı için, asfalt köpürtme valflerinin bakımına da ihtiyaç duyulmuyor. Kendi kendini temizleyebilen, ön kapak açılmadan değiştirilebilen su püskürtme valfleri ve gözle akış takip göstergeleri de yeni tasarımın önemli özellikleri arasında sayılıyor.

 

Terex Roadbuilding şirketi, IAK için geliştirdiği son köpüklü asfalt sistemini tanıttı. Sistem, asfalt üreticileri için katkı maddesi ihtiyacını ortadan kaldıran bir kabarma tankı esasına dayanıyor. Tankta su ile sıcak sıvı asfalt karıştırılarak, karışım sıcaklığı 32 derece düşürülebiliyor.

 

Terex Ürün Müdürü Joseph Musil, sistem hakkında şunları söylüyor: “Yüzde 4 su püskürtme hızıyla, saatte 544 ton’a varan üretim rakamlarına izin veriyor. Buna ek olarak, karıştırma işleminin daha düşük sıcaklıklarda yapılmasıyla, koku, katı parçacık, karbondioksit ve azot oksit emisyonları azalıyor. Kamyonda ve serim esnasında karşılaşılan “mavi duman” ise neredeyse tamamen ortadan kayboluyor.

 

Wirtgen şirketi inşaat malzemeleri ve süreç mühendisliği biriminde görev yapan Martin Diekmann, soğuk geri kazanım yönteminin, yol yapım sektörünün geleceğinde önemli rol oynayacağı kanısında: “Makine ve personel masrafları dikkate alındığında, soğuk geri kazanım, klasik yok yapım yöntemlerine göre proje maliyetleri üzerinde yüzde 30’luk bir tasarruf sunuyor. Projenin tipine ve yürütüldüğü yere bağlı olarak, malzeme maliyetinde de yüzde 20 ile 50 arasında düşüş sağlıyor.”

 

Wirtgen’in soğuk geri kazanım makineleri serisinde, en küçüğü 2 metre çalışma genişliği sunan WR 2000 ve en büyüğü de iki kesim tamburuna, ikiz milli miksere, bir malzeme serim burgusuna, 2.8 metre ile 4.2 metre arası genişlikte serim yapabilen bir mastara sahip WR4200 olmak üzere, altı farklı model bulunuyor.

Diekmann devam ediyor: “Kazınan asfaltın tamamının geri kullanılması ile elde edilen çevresel katkı son derece büyük. Kazınan malzemeyi nakletmeniz gerekmiyor; yeni malzeme satın almanız gerekmiyor; atıkları gömmek zorunda değilsiniz. Tek yapmanız gereken, bitümü 175 dereceye ısıtmak. Bunun için de, sıcak asfalt karışımında gereken enerjini küçük bir bölümünü harcamak yeterli.

Avrupa, soğuk geri kazanım konusunda henüz yolun başında. Ancak Rusya’da bu yöntem şimdiden büyük rağbet görüyor. Bu alanda, gelecekte kayda değer bir gelişmenin görüleceği düşüncesindeyiz.” 

 

Wirtgen, Benninghoven şirketinin Rusya, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Sırbistan’daki resmi distribütörü haline gelmelerini sağlayan stratejik iş birliğinin ikinci yılını kutluyor. Benninghoven’den Anne-Jan Klompstra, müşterileri yol yapım teknolojilerinin her alanında yüksek kalite sunma konusunda bu ortaklığın şimdiye dek son derece iyi iş çıkardığını söylüyor.

 

Benninghoven, her yıl yaklaşık 100 asfalt tesisi imal ediyor ve şirketin en büyük modelleri saatte 500 ton üretim yapabiliyor.  Anne-Jan Klompstra’ya kulak veriyoruz: “Müşterilerimizdeki tüm asfalt tesislerine Mülheim’deki fabrikamızdan erişebiliyor ve makinelerdeki sorunları ya da bakım ihtiyaçlarını buradan takip edebiliyoruz. Bu, müşterilerimizin çok yakınında olmamız anlamına geliyor. Kullandıkları ekipmanların üzerinde bizim adımız yazdığı için bunu yapmak zorunda olduğumuza inanıyoruz.”

 

Şirket, Eylül ayında Avusturya’nın Graz kentinde yeni bir şube ve yedek parça merkezi açtı. Klompstra sözlerini sürdürüyor: “Hem Avusturya’daki, hem de Macaristan, Slovenya, Hırvatistan ve Sırbistan gibi çevre ülkelerdeki müşterilerimiz için son derece merkezi bir nokta. Bu sayede, bölgedeki yedek parça temin olanaklarımızı önemli ölçüde geliştirmiş olduk.”

 

Yarın yazı dizimizin 2. Bölümü: “Serim makinelerinde çevreci yaklaşımlar”



08.02.2010


Paylaş


OKUR YORUMLARI & YORUM YAPIN


İsim Soyisim:
Eposta Adresiniz:
Yorumunuz: