Tekerlekli loderlerde geleceğin teknolojileri - I

Bu hafta yeni bir yazı dizisi ile sizlere iş makineleri sektörünün gelişen teknolojilerini aktarmayı sürdürüyoruz. 2 bölüm halinde yayınlayacağımız yeni yazı dizimiz “Tekerlekli loderlerde geleceğin teknolojileri” loder üreticilerinin; çevreye duyarlı aynı zamanda operatörler için daha fazla konfor ve çalışma güvenliği sağlayan yeni nesil modelleri nelermiş ortaya koyacak. KHL Group editörlerinin, Liugong Ar-GE Sorumlu Başkan Yardımcısı David Beatenbough’dan aldığı kapsamlı bilgiler yazı dizimizde…

 

Makine üreticileri, zamanlarının önemli bir bölümünü, Tier 4/Stage IIIB egzoz emisyon hükümlerine uyumlu motorlara sahip yeni nesil tekerlekli loderlerin geliştirilmesine harcıyor. Bu ürün geliştirme çabaları konfor ve güvenlik özellikleri üzerinde de yenilikler getiriyor olmakla birlikte, motorlar ana odak noktası olmayı sürdürüyor.

Liugong araştırma-geliştirmeden sorumlu Başkan Yardımcısı David Beatenbough, “Şu anda Tier 4 emisyon hükümleri, sektörde yenilikleri teşvik eden en büyük itici güç konumunda ve Ar-Ge ile bağlantılı konuların pek çoğu bu gereksinimi karşılamakla ilgili” diyor.

 

Uyum sağlama yarışı

Motor emisyon düzenlemelerinin bir sonraki aşamasına uyumlu makineler hazırlamak, önemli güçlükler çıkartan, büyük zaman ve çaba gerektiren bir süreç. David Beatenbough’ya göre, odak notasında iki çalışma alanı bulunuyor: motoru ve motor aksamlarını yerleştirmek için gerekli hacim ve soğutma sistemi gereksinimleri. Beatenbough, açıklamalarını şöyle sürdürüyor: “Daha büyük hale gelen motorları yerleştirebileceğimiz alanı yaratmak ve soğutma sistemleri için daha fazla yüzey alanı temin etmek üzere, arka şasi bölümünü ve motor kapağını tamamen yeniden tasarlamak durumundayız. Bu arada, operatör görüş alanından da taviz vermememiz gerekiyor. Dolayısıyla, tüm aksamları makineye uygun şekilde yerleştirmek oldukça güç bir iş. Yapılabilir, ama bir maliyeti var.”

 

Bir Liebherr yetkilisi de, Tier 4 uyumlu motorların ve art-işlemci sistemlerinin yerleştirilmesi için alan yaratmanın bir sorun olduğunu belirtiyor: “Sistemden atılması gereken ısının miktarı artık daha fazla ve bu da soğutma sistemi üzerinde değişiklik yapılmasını zorunlu kılıyor. Akılda tutulması gereken diğer etmenler arasında, soğutma fanının fazla enerji tüketmemesi ve gürültünün en aza indirilmesi gereksinimleri de var.”

David Beatenbough, inşaat şirketlerinin çevre ile ilgili kaygılarının giderek arttığını, ancak henüz Tier 4 düzenlemeleri benimsemekten uzak olduklarını söylüyor. Bu arada, yakıt verimliliği konusu gündemin ilk maddeleri arasında yer almaya devam ediyor, ancak sektörü geçen yılki kadar da fazla meşgul etmiyor: “Bir yıl öncesine kadar herkes yakıt verimliliği hakkında konuşuyordu. Ardından petrol fiyatları düştü ve insanlar bununda eskisi kadar ilgilenmemeye başladı. Yine de kritik bir konu olduğunu söylemeliyiz.”

Hitachi’den Peter Stuijt de benzer tespitlerde bulunuyor ve 12 ay öncesi kadar sık dile getirilmiyor olsa da, yakıt ekonomisinin hâlâ önemini koruduğunu belirtiyor.

 

Stuijt’in verdiği bilgiye göre, Hitachi’nin en yeni tekerlekli loderleri (ZW140PL ve ZW180PL), verimliliği artırabilme özelliğine sahip olan Optimum Çekiş Gücü sistemi ile donatılıyor. Stuijt açıklıyor: “Operatör, işin gereklerine ve kendi çalışma tarzlarına göre, dört farklı çalışma modu arasında tercih yapabiliyor. Elektronik eşleştirme birimi, hidrolik sistemdeki basıncı hissediyor ve çekiş gücüne buna göre kumanda ediyor. Böylece verimlilik yükseliyor ve lastik aşınmaları ile yakıt tüketimi de en düşük düzeyde kalıyor.”

Komatsu’nun elektronik kumandalı değişken hacimli pompalara sahip yük hissedici sistemi de, yenilenen WA 470LC-6 ve WA 480LC-6 modellerinde, benzer şekilde verimliliği yükseltme amacına hizmet ediyor.

 

Bir firma yetkilisi, sistem hakkında şunları söylüyor: “Bu yeni teknoloji, daima ihtiyaç duyulan kadar hidrolik akışı sağlayarak yakıt tasarrufuna katkı sağlıyor. Sonuçta güç kaybı olmazken, çalışma hızı ve kumanda hassasiyeti de yükseliyor.”

Buna ek olarak, aylık/günlük yakıt tüketiminin incelenebilmesine olanak tanıyan Komtrax 2.5 sistemi de, Komatsu’nun tüm tekerlekli loderlerinde standart donanım olarak sunuluyor.

 

En uygun çalışma şartlarını sağlamak

Tekerlekli loderlerin konfor düzeyinde son yıllarda büyük gelişme gözlendiyse de, üreticiler, elektronik sistemler ve otomasyon sayesinde bu gelişmenin daha da ileriye taşınabileceği alanların var olduğu konusunda hemfikir.

 

Peter Stuijt, Hitachi tekerlekli loderlerin hacimli kabinlere, her yönde geniş görüş alanına, düşük gürültü ve titreşim düzeylerine, kabin içi sıcaklık kumanda sistemine ve malzeme saklama alanlarına sahip olduğunu vurguluyor. Ancak Stuijt’e göre, elektronik sistemler kullanarak loder kumanda tertibatlarını daha iyi hale getirmek, örneğin vites seçiminde ve kepçenin malzemeye daldırılmasında operatöre yardımcı olmak mümkün: “Operatör çalışma ortamının otomasyon düzeyinin yükseltilmesi de yasal düzenlemelerle ilgili bir konu ve bu nedenle de çok kolay değil. Kuşkusuz, baskının azaltılması, makinenin daha etkin bir şekilde idare edilmesi yoluyla operatörlerin işini kolaylaştırmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bu anlamda, örneğin direksiyon sistemi büyük önem taşıyor.”  

Joystick kumanda Hitachi tekerlekli loderlerde şimdilik standart bir donanım olmasa da, gelecek modellerde yer alması istenen bir özellik olmayı sürdürüyor.

 

Case, yeni E serisi loderlerinde, joystick tipi direksiyon kumandasını da müşterilerinin kullanımına sundu. Bu sayede hem operatör hem de makine verimliliğinin artacağı düşünülüyor.

 

David Beatenbough, operatör konforuna değinildiğinde, Liugong olarak farklı seçenekler sunduklarını, çünkü bazı pazarların konfor için ilave ücret ödemeye diğerlerine göre daha yatkın olduğunu belirtiyor. Beatenbough’ya göre Liugong’un konfor yaklaşımının merkezinde içten süspansiyonlu ayarlanabilir koltuk yer alıyor ve klima sistemi ile gürültü düzeyi de büyük önem taşıyor.

 

Makine işlevlerini otomatik hale getirme eğiliminin giderek güçlendiğini söylüyor, ancak şunu da ekliyor: “Elektronik sistemler ve otomasyon, geleceğin makinelerinde odak noktası haline geliyor; ancak biz, pazarda kendini kanıtlamış teknolojilere inanıyoruz ve otomasyona şimdilik ağırlık vermeyişimizin nedeni de henüz çok sağlam hale gelmemiş olması.”

 

Beatenbough ayrıca, arka görüntü kameraları ve kabin içi video işlevlerinin de tekerlekli loderlerde giderek yaygınlaştığını ifade ediyor. Peter Stuijt de, inşaatçıların arka görüntü sistemlerinden memnun kalacağına inanıyor: “Gelecekte arka görüntü kameralarının tüm makinelerde standart veya tercihe bağlı özellik haline geleceğini düşünüyorum. Kamerayla arka kısmın gerçekten mükemmel bir görüntüsünü elde etmek mümkün ve tekerlekli loderlerin doğası gereği, bunu herkes isteyecektir.”

 

Yeni ürünler

Hitachi’nin hedefleri arasında hem tekerlekli loder pazarındaki payını artırmak, hem de ürün serisini genişletmek yer alıyor.

 

Kawasaki ile imzaladıkları anlaşma, motor emisyon düzenlemelerinin bir sonraki ayağıyla eşzamanlı olarak pazara sürülmesi planlanan üç büyük tekerlekli loderle bu hedefe yaklaşılmasını sağlayacak.

 

Söz konusu tekerlekli loder ortaklığı geçtiğimiz yıl oluşturuldu. Hitachi’nin mülkiyetinde olan tekerlekli loder üreticisi TCM de ortaklığa katılıyor.

Bu arada, Hitachi’nin son modelleri ZW140PL ve ZW180PL, farklı ataşmanları kullanma yeteneğine sahip olmaları amacıyla paralel yük kaldırma sistemi (PL) ile donatılıyor.

ZW140PL modelinde firmanın Hidrostatik Şanzıman (HST) sistemi kullanılıyor. Firma, bu sistemin kepçe veya ataşman tam yük altına olduğunda daha fazla hareket kabiliyeti sağladığını ve eğimli noktalardaki kumanda yeteneğini de geliştirdiğini ileri sürüyor. HST sistemi hız tercih tertibatı, yapılan işin gerekleri doğrultusunda dört farklı azami hız seçeneği sunuyor.

 

ZW180PL modeli ise, toplam tork kumanda sistemi ile, çekiş gücü, kepçe dalma gücü ve ön kısım hızı arasında manuel ayar yapma olanağını vererek verimliliği yükseltiyor ve yakıt tüketimini azaltıyor.

 

Liugong tarafından pazara sürülen 46 ton ağırlığındaki 899 III modeli, 5.4 metreküplük kepçeye sahip. David Beatenbough, 399 kW gücündeki makinenin, Çin’de üretilen en büyük tekerlekli loder olduğunu söylüyor.

Firma, bu modelin dağıtımını küresel ölçeğe yaymaya hazırlanıyor ve kimi hedef pazarlar belirlenmiş durumda.

 

Beatenbough, “İyi şartlarda Rusya başlıca pazarlardan birisi olabilirdi ve gelecekte tekrar bu konuma yükseleceğinden eminim. Hindistan ve Afrika, ayrıca Avustralya’nın madencilik alanları da odaklandığımız pazarlar arasında yer alıyor. Kuzey ve Güney Amerika’ya epeyce dikkat ediyoruz” diyor.

 

Beatenbough’ya göre, genel anlamda bakıldığında küresel tekerlekli loder pazarı ‘oldukça hasta’ ve Çin’de de gerçekten darbe alan sektörler arasında yerini alıyor. Çünkü, hız kazanan altyapı projelerinde tekerlekli loderlerden çok ekskavatörlere ihtiyaç duyuluyor.

Liugong’un önümüzdeki beş yıllık dönemde hedef tahtasına aldığı iki pazar, Latin Amerika ve Hindistan olacak. Firma, buralarda şimdiden yan kuruluşlar oluşturmuş durumda. Ayrıca, Çin dışındaki ilk üretim tesisleri de yine Hindistan’da bulunuyor.

 

Firma, Kuzey Amerika ve Avrupa’da da büyüme olanaklarını değerlendirmek istiyor. Çin malı makinelerin bu gelişmiş pazarlarda sahip olduğu kötü şöhret önemli bir güçlük olarak kendini hissettirse de, Beatenbough bunu aşmanın ve hem ürünün hem de ürün destek şartlarının iyi olduğunu müşterilere göstermenin gerekli olduğunu düşünüyor: “Satışlarımızı artırmamı yönünde müthiş bir baskı var ve ben, başarının sırrının iyi bir ürün desteği sunmak olduğuna inanıyorum. Elbette iyi bir ürüne sahip olmak birinci öncelik, ama bu şartı zaten sağlamış durumdayız. Müşteri size ihtiyaç duyduğunda yanında olmak zorundasınız ve bunu başarabilirsek çok hızlı büyüyebileceğimizden eminim.” 

 

Yarın yazı dizimizin 2. bölümü

“Tekerlekli loderlerde melez teknolojiler gelişiyor”



15.02.2010


Paylaş


OKUR YORUMLARI & YORUM YAPIN

TOLGA ÇAVUŞOĞLU:
LASTİK TEKERLEKLİ YÜKLEİCİLERİN HEPSİ MARKA MODEL PERFORMANS GÜÇ VERİMLİLİK KONFOR GÜVENLİK OLARAK KULLANIŞI ÇOK SÜPER ANCAK YAKIT MİKTARLARI HER MARKA MODEL OLARAK DEĞİŞİM GÖSTERİYOR BİR DE MOTORUN MARKASI PERKİNS İSUZU COMMON RAİL MİTSUBİSHİ PERKİNS OLUNCA HEM UYGUN FİYAT HEM DÜŞÜK YAKIT TASARUFU BEKLENİYOR BU KONU İÇİN HER MAKİNA MARKA MODEL OLARAK AYNI TASARUFLU MAKİNAYI ÜRTETSE DAHA SÜPER OLUR DİYORUM HEM DE ÜRETİM YOLUYLA SATIŞ İZDİHAMINADA YOL AÇABİLİR TAVSİYEM BUDUR...

Bahadir Arapoglu:
İş makinaları üreticileri hergeçen gün bir yandan yasal zorunluluklara uymak bir yandan da tercih sebebi olabilecek özlellikleri iş makinalarına ilave etmek için araştırma ve geliştirme faaliyetlerine büyük paralar ayırmaktadır. Ayrica kullanıcıların eğitilmesi, makinaların verimli kullanılması için ülkemizdeki belli firmaların Müşteri ve operator eğitimi için ayırdıkları kaynakları da taktir etmek gerekir. İş makinası kullanıcılarının çoğunlukla ön plana çıkarttıkları yakıt tüketimi aslında satın alma kriterleri içerisinde mutlaka olması gereken ancak yanlız başına yeterli olmayan bir kriterdir. Zira işletme muhasebesini dogru yapabilen firmaların bakım onarım maliyetleri, işte kalma süreleri, üretim kapasitelerinide göz önüne alarak ton başına maliyet hesabı yaparak makina alimlarını yaptığını görüyoruz. Bu durumda artık makinam büyük olsun dervri kapanmış ve işe gore makina alma dönemi başlamıştır. İki makinanın aynı marka/model oldugu yerlerde bile ikisi arasında yakıt ve üretim farkları olusmaktadır, burada operatörün makina kullanımında ne kadar bilgili ve yetenekli olduğu acıkca ortaya çıkar.


İsim Soyisim:
Eposta Adresiniz:
Yorumunuz: