Ekonomik
durum kimi ülkelerde istikrara kavuşur gibi görünse de, inşaat makineleri
endüstrisinin tamamında olduğu gibi, tekerlekli loder pazarı da hâlâ güç bir
konumda bulunuyor.
Ancak
üreticiler geleceğe yönelik olumlu bakışlarını koruyorlar ve bir yandan Tier 4
motor emisyon hükümlerine uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan da yeni
yaklaşımlara, başta da melez (hibrit) motor teknolojilerine odaklanıyorlar.
Volvo,
melez tahrikli L220F tekerlekli loderini pazara sürerek, bu alanda bir adım
önde olduğunu gösterdi. Ancak pek çok başka üretici de bu teknolojiyi gelecek
modellerine aktarmanın yollarını aramakla meşgul.
David
Beatenbough, yeni görüşler geliştirmek üzere, Liugong olarak üniversitelerle
işbirliği içerisinde çalıştıklarını, bu konuda konuşmak kolay olmasa da,
önümüzdeki üç ila beş yılda melez tahrik sistemine sahip bir model
geliştirebileceklerini ifade ediyor: “Bir yıl önceki motor tedarikçimiz, Tier 4
uyumlu bir motor geliştirip geliştirmeme konusunda ciddi bir kararsızlık
içerisindeydi, çünkü pazarın o zamana dek melez motorlara kayacağını
düşünüyorlardı. Şimdi petrol fiyatları zirve noktasının üçte birine geriledi ve
melez teknolojiler konusundaki tartışmaları eskisi kadar sık duymuyorum. Yine
de, uzun vadede melez motorlu makinelerin çok büyük önem kazanacağını
rahatlıkla söyleyebilirim.”
Kullanıcı dostu
tasarım
Hyundai’nin
10-30 ton’luk 7A serisi tekerlekli loderleri, çeşitli çalışma şartlarına uyumlu
hale getirilebilmelerini sağlamak üzere üç farklı bom seçeneği ile satışa
sunuluyor.
Seride
tüm modellerin z-tipi boma sahip temel versiyonları bulunurken, HL730-7A,
HL740-7A ve HL757-7A modellerinde, çok yüksek kaldırma seviyeleri için XTD
versiyonu, ayrıca zemine paralel kaldırma sağlayan Tool Master (TM) ataşman
taşıyıcı versiyonu da tercih edilebiliyor.
Daha
uzun bir boma ve daha büyük karşı ağırlıklara sahip olan XTD versiyonu, bu
sayede aynı kaldırma kapasitesini daha büyük uzanma mesafelerinde temin
edebiliyor.
7A
loderlerinin direksiyonu tek elle kullanılırken, diğer el de kumanda levyesi
ile meşgul olabiliyor. Gösterge panosunun grafik ekranı ve kullanıcı tarafından
belirlenen menü, kullanımda önemli kolaylık sağlıyor. Ekranda, tercihe bağlı
arka kameradan gelen görüntü de izlenebiliyor.
Hyundai,
rahat koltuklar, ısıtmalı dış ayna ve geniş malzeme saklama alanları ile 7A
serisi tekerlekli loderlerin güvenli ve konforlu bir kullanım sunduğunu ileri
sürüyor.
Konforlu kabin
30
ton ağırlığındaki 1221E, Case’in 21 serisi loderlerine katılan son model oldu.
Yeni makine, E serisinin diğer modellerinden biraz farklı bir operatör kabinine
sahip olmasıyla dikkat çekiyor.
Ancak
Case yetkilileri, alışıldık kumanda yerleşimi sayesinde operatörlerin güçlük
çekmeyeceklerini belirtiyorlar.
Motor
kapağının yeni tasarımı, motor ön temizleyici ve egzoz borusunun aynı hizaya
yerleştirilmesi ile görüş alanı mümkün olan en üst düzeye çıkarılıyor ve ayna
konumlarının dikkatlice belirlenmiş olması da, kabin arka kısmın kolayca gözden
geçirilebilmesine olanak tanıyor.
Müşterileri
mekanik veya havalı süspansiyona sahip koltuk tercih edebiliyorlar.
Direksiyonun ileri-geri ve yukarı-aşağı hareket edebilmesi, tüm operatörler
için rahat bir ortamın oluşturulabilmesini sağlıyor. Klima sistemi standart
donanım olarak sunuluyor ve kapı kapatıldığında kabinin oldukça sessiz bir
çalışma ortamı temin ettiği ileri sürülüyor.
Case’in
opsiyonel donanımlar arasında eklediği ride control sistemi, sürüş esnasında
loader’in boomlarının bir miktar yaylanmasına izin vererek hem kovadan malzeme
dökülmeleri azaltıyor, hem de operatör konforuna katkı yapıyor.
Kirli hafriyat
Cat
950G lastik tekerlekli yükleyici, 3.2 milyar dolarlık Güney Afrika Gautrain
hızlı demiryolu bağlantısı projesinin bir parçası konumundaki tünelin
inşasında, hafriyat çalışmalarına yardımcı oluyor.
Gauteng
Eyalet Hükümeti tarafından yürütülen projenin trafik sıkışıklığını
hafifletmesi, ayrıca kentteki hava kirliliğini azaltması hedefleniyor.
Demiryolu hattının yeraltından geçen 15 km’lik bölümünün yarısı tamamlandı ve
işler planlanan takvime uygun şekilde ilerliyor.
160
km’lik Gautrain projesi, ülkenin en büyük iki kenti Johannesburg ile
Pretoria’yı ve ayrıca bölgenin uluslararası havaalanını birbirine bağlayan, 10
istasyona sahip bir şebeke oluşturacak. Hızı saatte 160 km’ye kadar çıkacak
trenlerin her gün 100 binden fazla yolcu tarafından kullanılacağı düşünülüyor.
Proje
için oluşturulan 45 şantiyede, neredeyse 100 Cat inşaat makinesi, 300’ün
üzerinde operatör tarafından gece gündüz çalıştırılıyor.
Bom geometrisi
JCB’nin
5-22 ton’luk lastikli yükleyici ürün yelpazesinde bulunan 406, 411, 416, 426,
436 ve 456 modelleri; faklı uygulamalarda kullanılabilmeleri amacıyla; hem
yüksek koparma gücü elde etmeleri için ZX hem de yüksek tork gücü gerektiren
uygulamalarda kullanılmaları için HT tip bom geometrisi ile pazara sunuluyor.
JCB
lastikli yükleyicilerin birçok modelinde; otomatik kepçe seviyeleme ve kepçe
kolu ayarlama sistemi, sürüş ve yükleme uygulamalarında tek levyeden kontrol,
joystick üzerinde kick-down ve transmisyon ayırma düğmesi ile ön ve arkada
çekiş ve sürüş kontrolü sağlayan ağır hizmet tipi LSD akslar standart olarak;
sarsıntısız sürüş sistemi, otomatik yağlama sistemi, Livelink telematics
(uydudan makine takip sistemi) ve otomatik geri üfleme fanı ise opsiyonel
olarak sunuluyor.
JCB
lastikli yükleyicilerde bulunan EMS (Elektronik Kontrol Sistemi), makinenin
çalışma esnasında kritik fonksiyonlarını düzenli olarak kontrol ediyor, anormal
durumlarda ise operatörü uyardıktan sonra makineyi durdurarak, oluşabilecek
daha büyük arızalardan koruyor.
Ayrıca
yeni jenerasyon JCB lastikli yükleyicilerde soğutma departmanı, servis
süresinin minimuma indirilebilmesi için makinenin en arka bölümüne
yerleştirilmiş olup; motor suyu, şanzıman yağı, hidrolik yağı ile klima
soğutucuları tek faz radyatör üzerinde yer alıyor.