2010’dan beklentiler

Aslında neredeyse gelenek haline gelmiştir çoğu dergide "Geçmiş yılın değerlendirmesi, gelecek yıldan beklentiler" ama bu sene ilk olarak gelenek olduğu için değil, ihtiyaç olduğu için ben de bu konuda yazmak istiyorum.

 

Dünyanın hangi bölümünde ya da hangi ülkesinde olursanız olun ve daha da ileriye giderek inşaat sektörünün hangi bölümünden olursanız olun 2010 yılının kesinlikle 2009 yılından daha iyi geçeceğini garanti edebilirim. Zaten 2009 yılının global inşaat sektörünün son 60 yıldaki en kötü yılı olduğu gerçeği de eldeki verilerle doğrulanınca  geriye söylenecek çok söz kalmıyor. Bu arada konusunda uzman kişilerin ya da kurumların geleceğe yönelik yaptıkları tüm yorumlar resesyonun geride kaldığı yönünde.


Dünya genelinde bir iyiye gidiş olacak derken Çin ve Hindistan'ın diğer ülkelere nazaran inşaat sektöründe çok daha hızlı bir gelişme yaşayacakları da bu yorumlar arasında. Aslına bakarsanız, Türkiye'yi de bu potaya sokmak mümkün. Ocak ayı başında katıldığım Bauma 2010 Medya Toplantısı'nın açılış konuşmasında söz alan Messe München yetkilileri ve Alman Makina Üreticileri Birliği (VDMA) Başkanı sektördeki iyileşmeyi 2010 değil, 2011 hatta daha gerçekçi olarak 2012 yılında beklediklerinden söz ettiler. Genel kanı bu ama Türkiye dediğim gibi biraz daha farklı görünüyor. Şu ana kadar görüştüğüm çoğu makine ithalatı yapan büyük firmaların yetkilileri 2010 yılına çok daha olumlu beklentilerle girdiklerini açıkladılar. Bu beklentinin diğer ülkelere oranla daha yüksek olmasının ana nedeni tabi ki yapılacak seçimler. Özellikle yol inşaatlarına hız verileceği hatta firmaların ödemelerinin de aksatılmayacağı gibi duyumlar da var.


ABD ve Avrupa'da büyümenin 2010 yılının ilk yarısında pek hissedilmeyeceği yorumlarını da göz önünde bulundurursak, Bauma Medya Toplantısı'nda yapılan konuşmalar bir defa daha doğrulanmış oluyor. Kısacası, dünya genelinde büyüme tam anlamıyla 2011 yılında hissedilmeye başlayacak ama arada tabi ki istisna ülkeler olacak.


Bütün bunlardan hükümetlere de düşen pay, başlayacak büyümenin durmaması için yaşananlardan ders alınması ve ileriye dönük ekonomik kararların 2009'da yaşananların tekrarlanmamasını sağlayacak şekilde alınması olacak. Aynı şey firmalar için de geçerli. 2009 yılına kadar yani işler iyi giderken yapılması gereken şey aslında tam olarak 2009 krizinden sonra alınan önlemlerdi. En kısa şekilde söylemek gerekirse; harcama politikalarını işler kötü gidince değil de tam tersine işler iyi giderken saptamak lazım.


Eğer hükümetler bulunduklar borç batağından ya da kötü pozisyondan bir an önce çıkmak için alacakları tedbirleri çok hızlı bir şekilde işleme koyarlarsa, sonuç 2009'daki durumdan çok da farklı olmayacaktır. Yani, alınacak önlemlerin uygulanma hızı da bu önlemler kadar önemli. Önceden kararlaştırılmış projelerin, yatırımların bu panik havasıyla tamamiyle durdurulması ya da hızının abartılı bir şekilde frenlenmesi de piyasaları tekrar kötümser bir havaya sokar ki bütün bu olaylardan ilk etkilenecek sektör tabi ki inşaat sektörü olur.

 

Uzun lafın kısası; 2010 yılı hala sancılı geçmeye aday ama bu yılın 2009'dan daha iyi geçeceğine bahse girmeye hazırım.
 

2010 yılının sektörümüze güzellikler getirmesi dileğiyle...

 

Melih Apa

17.02.2010

Bu yazara ait diğer yazılar için tıklayınız...



Paylaş


OKUR YORUMLARI & YORUM YAPIN


İsim Soyisim:
Eposta Adresiniz:
Yorumunuz: