İnternet sitemizde düzenli aralıklarla yer verdiğimiz ve
yoğun ilgi gören yazı dizilerimizde bu hafta beton üretim aşamasında en önemli
bölümlerden biri olan; beton mikserlerinde yeni nesil çözümleri ele alıyoruz. Beton
karıştırma teknolojilerinde sağlanan gelişmeler, bir yandan üretim sürelerini
kısaltırken, diğer yandan da enerji ve çimento tüketimini azaltıyor. KHL Group’un
editörlerinden Steve Skinner, betonda mükemmelliğin ihtiyaç haline geldiği
günümüzde ortaya çıkan bu hız yarışını bizlere aktarıyor. İki bölüm halinde
yayınlayacağımız yazı dizimizin ilk bölümü bugün…
Geçtiğimiz yıl İtalya’da
düzenlenen SAIE Fuarı, sergilenen beton mikserleri ve santrallerinin sayısı ile
dikkat çekti. Hem tanıtılan yeni sistemler, hem de mevcut teknolojilerin daha
gelişmiş hale getirilen yeni versiyonları, beton üretim ekipmanlarında
değişimin rüzgar hızına eriştiğini ortaya koydu.
Armando Chillon şirketi, yeni tek
milli beton mikseri serisi ile ziyaretçilerin karşısındaydı. Hem ön-dökümlü ve
hazır beton uygulamaları, hem de sahada büyük ölçekli üretim için uygun bir
seçenek olduğu ileri sürülen seri, sadece 30 saniyede 5 metreküp beton karışımı
hazırlayabiliyor.
Serideki modellerin kalbini, iki
adet helisel plaka takılı, kayışla tahrik edilen demir giriş mili oluşturuyor.
Bu tasarım, 20 devir/dakika çalışma hızında, malzemenin 30 saniye içerisinde 40
kez devridaim yapmasını sağlıyor ve böylece yüksek kalitedeki betonu kısa
sürede hazırlayabiliyor. Betonun su içeriği, sürekli olarak bir mikrodalga
sonda ile ölçülüyor.
Az sayıda hareketli parçaya ve bir
milyon metreküplük kullanım ömrüne sahip dökme demirden kovan tasarımına sahip
olan Armando Chillon serisi, hidrolik tahrikle çalışan tahliye kapağı ile
karıştırılan betonu 10 saniyeden kısa sürede boşaltabiliyor.
Partiler arasında tamburun
temizlenmesinin gerektiği uygulamalarda kullanılmak üzere, Chillon tarafından
10 memeli bir yüksek basınçlı otomatik temizleme sistemi de geliştirilmiş.
Şirketin ortaklarından Lisa
Chillon’a kulak veriyoruz: Bu yeni beton karıştırma teknolojisini hem beton
santrali üreticilerine hem de nihai kullanıcılara sunuyoruz. Chillon AC serisi,
mekanik bakımdan son derece güçlü makinelerden oluşuyor ve rakip karıştırma
sistemlerine göre çok daha az enerji tüketiyor. Dolayısıyla, çevreye duyarlı,
maliyet etkin bir çözüm olduğunu söyleyebiliriz.”
Beton santralinde standart seriye yöneliş
Officine Piccini de SAIE Fuarı’nın
yarattığı tanıtım olanağından faydalandı. Firmanın dört modelden oluşan beton
santralleri serisi, 30 ile 120 metreküp arasında üretim kapasitesi temin
ediyor. Müşteri İlişkileri Temsilcisi Marianna Martucci, yeni ürünleri hakkında
şunları söylüyor: “Eskiden beri ısmarlama beton santralleri imal ediyorduk.
Ancak birçok müşterimizin ortak taleplerle geldiğini fark ettik ve bu yüzden
standart bir seri geliştirmek istedik. Seri, kullanım kolaylığı sunan, sade
beton santrallerinden oluşuyor. Tüm aksamlar Piccini bünyesinde üretiliyor. Bu
makinelerle, pazardaki mevcut ihtiyaçlara yanıt verebileceğimizden eminiz.
O. Cuoghi şirketi de yüksek
teknoloji turbo beton (CHTT) adını verdiği, çimento macunu üretimine yönelik
yeni mikserini satışa sundu.
Şirketin Teknik ve Ticari Müdürü Salvatore
Roccaforte, “CHTT mikseri, kuru beton santrallerini yaş beton santraline
dönüştürme olanağı veriyor. Çimento tasarrufu ve beton kalitesinin daima aynı
seviyede kalmasını sağlıyor. Üretilen betonun akıcılığı, kuru karışım yöntemine
göre çok daha iyi” diyor.
Sistemde karıştırma işlemi basınç
altında gerçekleşiyor ve tambur içerisine yerleştirilmiş ilave levhalar,
türbülansı artırarak karışım kalitesini yükseltiyor. CHTT mikseri, 45 kW’lık
elektrikli santrifüj pompa ile tahrik ediliyor. Tamburun altında bulunan
elektronik tartım sensörleri, hassas bir karışımın ortaya çıkmasına yardımcı
oluyor.
Roccaforte, yeni ürünleri hakkında
iddialı konuşuyor: “Çimento macununun bu sistemde karıştırılmasıyla, beton
üreticilerinin aynı miktarda malzeme ile daha kaliteli beton elde edebileceğine
inanıyoruz.”
200 bar basınçta çalışan dört su
jeti, her partinin ardından tamburun otomatik olarak temizlenmesini sağlıyor.
Temizlikte kullanılan su tamburun içerisinde tutularak, bir sonraki partide
beton üretimine dahil ediliyor.
Roccaforte devam ediyor: “Sistemin
bir diğer önemli avantajı da, klasik döner sistemlere ve ikiz milli mikserlere
göre yüzde 75’e varan oranda daha az enerji tüketmesi, aynı zamanda, daha iyi
mekanik özelliklere sahip, daha homojen beton ortaya çıkarmasıdır.”
CHTT, 6 dakikada 12 metreküplük
bir parti hazırlayabiliyor. Üstelik bu süreye yükleme ve temizleme de dahil.
Dolayısıyla, sistemin saatlik üretim kapasitesi 120 metreküpe ulaşıyor.
Socage Grubu bünyesindeki Kimera
kuruluşu, SAIE’ye yeni araç-üstü beton santraliyle gelmişti. 60 metreküp/saat
üretim kapasitesi sunan makinede üretilen beton macunu, daha sonra agrega ile
karıştırılıyor ve sekiz metreküp beton için bu işlem sadece 20 saniye sürüyor.
Sıcak iklimler için sorunsuz hizmet
Kimera Teknik Müdürü Danilo Maffei,
makinenin sunduğu avantajlardan bahsediyor: “Klasik tamburlu mikserlerin
kullanışsız olduğu uzun mesafeler ve kent içi inşaat çalışmaları için son
derece uygun bir ekipmandır. Orta Doğu ve Güney Amerika gibi sıcak iklimlerde
de sorunsuz hizmet verebilir; çünkü beton sadece ihtiyaç duyulduğu anda
hazırlanır.”
Dört adet 800 litrelik tanka sahip
olan 40 ton’luk kamyon, 12 metreküp agrega ve 5 ton çimento ile yükleniyor. Ancak
kesintisiz akış olanağı ve makinenin fazla yüksek olmaması, başka araçlarla
nakledilen malzemelerin de gerektiğinde beslenebilmesine olanak tanıyor.
Maffei sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Sistem, çevreye oldukça duyarlı, çünkü geride hiçbir iz bırakmıyor. Operatörler,
ne kadar ihtiyaçları varsa, tam olarak o kadar üretebiliyorlar. Tamamen mobil
bir makine olması, sistemin sahada montajı için önceden izin alınması
zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.”
Kimera şimdi ise, 9-11 ton’luk,
iki dingilli bir kamyona takılacak, daha küçük bir santral üzerinde çalışmalar
yürütüyor.
Ammann şirketi, Amix adını verdiği
ikiz milli, çarklı beton mikserinin önemli özellikler arasında, özel plaka
tasarımını ve bakım aralıklarını uzatıp işletme maliyetlerini düşürmek üzere
besleyicinin, karıştırma kollarının ve plakalarının üzerine eklenen aşınmaya
dirençli kaplamayı da sayıyor.
Şirketin Pazarlama Asistanı Marion
Ciaffoni açıklıyor: “Ammann bünyesindeki yeni ürün projelerinde, çevre
duyarlılığına ve çalışma güvenliğine özel önem verilir. Kolayca yer
değiştirilebilen, ancak daha yüksek kapasite sunan beton santrallerine yönelik
talep büyüyor. Bu nedenle biz de ürün yelpazemize, yüksek hacimli Amix
mikserine sahip bir yarı-mobil santral eklemek istiyoruz.”
BHS –Sonthofen kuruluşu de mikser
serisini, yeni beton reçetelerine yanıt verebilecek ve farklı karışımlar için
hassas şekilde ayarlanabilecek şekilde genişletti.
Genel Müdür Christof Kemmann, bu
hamleyle sağladıkları avantajları sıralıyor: “Son olarak, birbirine ters yönde
dönen iki adet karıştırma koluna sahip bir ikiz milli mikseri katalogumuza
ekledik. Bu tasarım, karışıma uygulanan kayma kuvvetini artırıyor. Özellikle
ultra-yüksek performanslı beton (UHPC) gibi, yüksek miktarda ince malzeme ve
kimyasal katkı maddesi içeren karışımlar için son derece faydalı bir tasarım.”
BHS –Sonthofen’in müşterilerine
sunduğu yenilikler arasında, kuru karışım yapan beton santrallerinde, tozu
azaltmak ve çimentonun doygunluğunu geliştirmek üzere, kesintisiz çalışan küçük
bir mikser ekleyerek verimliliği yükseltme yaklaşımı da bulunuyor.
“Kesintisiz çalışan küçük bir
mikserin eklenmesiyle, çimento, su ve katkı maddelerini, araç-üstü miksere
boşaltmadan önce karıştırmak mümkün hale geliyor. Böylece, mikserde
çimento-agrega karıştırma işlemi daha etkin hale geliyor.”
Yarın yazı diziminiz 2. bölümü: Beton dökümünde sınırlar
zorlanıyor...