Yıllardır, iş ve inşaat makineleri sektöründe ne zaman bir kriz yaşansa ve konu maliyetleri düşürmek olsa, personeli azaltmak daima en başta ele alınan konulardan birisi. Bu konudaki fikrimi daha önceki bir yazımda da belirtmiştim zaten. Şimdi, durup dururken yine bu konuyu açmamın nedeni işlerin yavaş yavaş hareketlenmesi. Hepimizin bildiği gibi 2010 yılı, her ne kadar aman aman bir hareketlilik yaşamıyorsa da en azından 2009’dan çok daha iyi başladı. İşte bu hareketlilik de zamanında çok fazla düşünülmeden yapılan eleman çıkışlarının yanlışlığını su yüzüne çıkarttı. Birçok firma özellikle satış/pazarlama ve servis/teknik bölümlerine tecrübeli, yetişkin eleman aramaya başladı. Ancak bu arayışlar bize gösterdi ki, deneyimli elemanlarla yolları ayırmadan önce tüm diğer seçenekleri gözden geçirmek faydalı olabiliyor.
Bildiğiniz gibi, tüm ticari girişimlerin esasını personel oluşturur. Üstelik bizim sektöründe emek yoğunluğu diğer birçok iş alanından daha yüksek. Bu sektörde yöneticilik yapanlar da zaten, başarının büyük ölçüde ellerindeki ekibin kalitesine dayandığının farkındalar. Bence her ne kadar günümüz ekonomik koşulları maliyetlerinin düşürülmesini gerektiriyor ya da en azından tek çözüm yolu buymuş gibi görünüyorsa da bazı durumlarda, mevcut ekibi koruyarak yola devam etmek için başka seçenekler bulunabilir; hatta bu bakış açısıyla, şirketin yeni bir kârlılık ve büyüme dönemine girmesi bile sağlanabilir.
Çok sayıda şirket zor bir dönemden geçiyor. Bu da çoğu yönetimin bünyesinde yaşanan çelişkilerin gün yüzüne çıkmasına neden oluyor: gelirlerin düşmesine karşılık olarak maliyetleri en aza indirirken, kaliteli personel nasıl kadroda tutulacak? Gelecekten umutlu olan şirketler, şimdi en yüksek maliyet kalemini oluşturan bu personele, ilerleyen dönemlerde aynen ihtiyaç duymayacak mı? İşte şu anda içinde bulunduğumuz durum.
Personel istihdamı, pek çok şirket açısından önemli bir masraf alanı. Kadrolardaki personel uzun yıllar özel eğitimlerden geçmiş ve önemli bir deneyim sahibidir. Personel azaltımına gitmek, geri kalan çalışanları üzerinde de müthiş bir moral kaybına neden olabilir.
Maliyet düşüşü sağlamak veya mevcut kaynaklardan daha fazla gelir elde etmenin yollarını bulma gerekliliği ülkemizde sıkça ortaya çıkan bir durum. Üstelik bu yolları zaten yıllardır arayıp bulmuş ve kullanmış olduğumuz için, şimdi yeni yöntemler keşfetmek daha da güçleşti aslına bakarsanız.
Önümüzdeki yıllarda, ticari hedeflere ulaşma yolunda gerekli esnekliği ve sahiplenme davranışını benimsemek sonra da bu tutumu devam ettirmek, belki de başarıya giden yoldaki en belirleyici unsur olacaktır.
Bir yandan maliyet düşürücü adımlar atarken, diğer yanda da personelin moralini yüksek tutmanın gerçekten zor, bunun bilincindeyim ama yine de personel sayısını azaltmaktansa başka tasarruf yöntemleri yaratılabilineceğinden eminim. Hatta gerektiğinde bu sorunu elemanlarla paylaşmanın da etkili olacağını düşünüyorum.
Bu konuda aşağıdaki alıntı sizleri daha iyi aydınlatacaktır (Brian Dennis, Int. Rental/KHL):
- Çoğu yönetin ilişkisinde olduğu gibi, şirketin nasıl faaliyet göstereceğini ve zorlu ekonomik koşullarda hangi yoldan büyüyeceğini belirleme konusunda sistematik bir yönteme sahip olmak size avantaj kazandırabilir.
- Şirketin durumunu bugün ve gelecek için değerlendirin. Eğer ekonomik sorunlar mevcutsa, sorunlara gerçekte neyin yol açtığını net olarak belirleyin.
- Kuruluşunuzun güçlü ve zayıf yanlarını belirleyin.
- Karar alma ve harekete geçme aşamasından önce, ekibinizi de bu değerlendirme sürecine dahil edin. Gerçek sorunların personele açıklanması ve önerilerde bulunmalarının istenmesi kayda değer faydalar sağlayabilir.
- Eğer gerçekten bu yönde bir ihtiyaç varsa, çalışanlarınız personel sayısını azaltma gereksiniminin farkına varacaklardır. Ancak çalışanlar, yönetim seviyelerindeki masrafların düşürülmesini de bekleyeceklerdir.
Eminim, adilane ve etkin bir şekilde uygulanan, ayakta kalabilecek bir şirket yaratmaya yönelik planlar, ekonomik durum iyileşmeye başladığında büyük avantajlar getirecektir. Gördük ki kriz döneminde küçülme kararı alan şirketler, ileride tekrar yapılanma ihtiyacı içerisine giriyorlar. Faaliyetlerini genişletenler ise, büyüme dönemini yüksek motivasyona sahip bir kadro ile, avantajlı şekilde karşılıyorlar.
İleride bu tecrübelere ihtiyacımız olmaması dileğiyle…