İhracatçı Birlikleri Temsilcileri ABD gezisini değerlendirdi

Dünyanın pekçok noktasında olduğu gibi Türkiye’deki ekonomi de Amerika’dan etkileniyor. Baktığımız zaman, Türk firmaların ABD ile ticari yakınlaşmalara girecek cesareti de olsaymış, dünya pazarında daha farklı bir ekonomik seyrimiz olabilirmiş. Geçenlerde İhracatçı Birlikleri Temsilcileri'nin ABD'ye yaptığı gezi dönüşü, bu konular irdelendi. Dünya pazarındaki ekonomik tutumuza yönelik özeleştiri yapan temsilciler, ABD'de var olabilmenin yöntemlerini düşünüyor.

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı, ABD'de çok büyük şirketler olduğunu, Çin'den büyük miktarda ithalat yaptıklarını, Mehmet Büyükekşi bunlarla rekabet etmekte fiyat açısından zorlandıklarını anlattı. Bunu aşmak için orta ölçekli şirketlerin dağıtım ağlarına girilmesi gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, ''Hedefimiz eyalet bazında sektörleri, karşılıklı heyetleri bir araya getirmek olacak. İki ülkenin stratejik ortaklıkla ilgili aldığı karar son derece önemli. Yapılan önemli bir adım'' dedi.

 

Gerek Atlanta, gerekse Houston'daki üst yöneticiler (CEO) toplantılarının son derece önemli olduğunu anlatan Büyükekşi, şunları söyledi: ''Atlanta'daki yemekte yanımda oturan Aaren's Inc Başkanı R. Charles Loudermilk'in 3 milyar dolar ithalatı olan bir ithalatçıydı. Dünya ihracatımızdaki payımız kadar ABD'ye ihracat yapsak 18 milyar doları buluruz. Oysa 2009 yılında 3,2 milyar dolar. Çok yetersiz bir rakam. 2001 yılında toplam ihracatımızda ABD'nin payı yüzde 10 iken şu anda yüzde 3'e inmiş durumda. Ticaretimizi geliştirmemiz bizim açımızdan son derece önemli.''

Chicago'da ihracatçılarla bir toplantı yaptıklarını, ikili işbirliği anlaşmasını önümüzdeki bir ay içinde imzalayacaklarını bildiren Büyükekşi, Atlanta'da da iş birliği anlaşması yapacaklarını açıkladı.

 

Makine ve Aksamları İhracat Birliği Yönetim Kurulu üyesi Acarkan

Makine ve Aksamları Sektör Kurulu Başkan Yardımcısı, Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Serol Acarkan, ABD'nin çok büyük bir pazar olduğunu, buraya girmenin kolay olmadığını, durmadan çalışmak gerektiğini söyledi. Bu pazara girmenin makine sektörü için biraz daha zor olduğunu vurgulayan Acarkan, şöyle konuştu: ''Bir numara olana makine satmanız o kadar kolay değil. ABD'ye 289 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz. Bunun büyük çoğunluğu aksam. ABD'den ithalatımız 500-600 milyon dolar. Esas ticareti savunma sanayi yapıyor. Burada büyük ticaret merkezi kurmamız, bu merkezde her sektörün elemanları ve başında da ticaret müşavirliğinden biri olmalı. Buraya yaş meyve satamazsınız. Hedeflediğiniz sektörler olmalı. Bu sektörün tüm lobi faaliyetlerini yapmak lazım. Tamamen pazarlama faaliyeti yapmak gerekir. Buraya ayrıca Eximbank'ın kredi tanımlaması yapıp, makineyi alanı 4-5-6 sene finanse etmesi lazım. Rakipler, Almanya, İngiltere, Güney Kore, Çin dahi bunu yapıyor. Bizim finans gücümüz yetmez.''

Makine sektörünün 10 milyar dolarlık ihracatı olduğunu bildiren Acarkan, ithalatın ise 23 milyar dolar olduğunu, petrolden sonra en fazla açık makine sektöründe olduğunu anlattı. Kendilerinin ithal edilen 17 milyar dolarlık makineyi yapabileceklerini, kalan 4-5 milyar dolarlık bölümü yüksek teknoloji olması nedeniyle üretemeyeceklerini vurgulayan Acarkan, şöyle devam etti: ''Şu anda Türkiye'ye öyle bir zarar veriliyor ki, kullanılmış makinede yaş sınırını kaldırdılar. Adam gidiyor 10 yıllık makineyi getiriyor. Türkiye'de yapılamıyorsa al. Türk malı bozulduğu zaman ortalık ayağa kalkıyor ama yabancı bir malda hiçbir şey yapılmıyor. Biz dolaylı olarak 500 bin kişiye iş sağlıyoruz. İstihdamı da kalkınmayı da çözecek tek şey var o da makine. Onun dışında bir kalkınma modeli yok.''

Acarkan, makinenin ana ihracat alanının Avrupa olduğunu, Rusya, Irak, İran, Mısır, Kuzey Afrika gibi yakın ülkelere de makine ihracatı yapıldığını kaydetti.

 

Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetim Kurulu üyesi Yenigün

Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Edip Yenigün, ABD'nin inşaat sektörü açısından Türkiye ile uzak mesafesi olduğu için çok da kolay olmadığını söyledi. Houston'da müteahhitlik yapan Türkler olduğunu gördüğünü ama bunların 2-5 milyon dolarlık ufak, çoğu da yenileme işleriyle uğraştığını kaydeden Yenigün, şöyle konuştu: ''Kar oranları yüzde 30-50 ama 1 milyon dolarlık işte hiçbir şey. Bizim amacımız şuydu buradan işbirliği yapabileceğimiz bir Amerikan firmasını bizim firmalarla bir araya getirebilir miyiz? Bunu da açıkçası Şikago'da başardık. Şikago'da Türkiye'de özellikle enerji alanında yatırım yapmak isteyen birkaç tane firma çıktı. Bunlar 150-250 megavatlık hidro elektrik santrallara, yenilenebilir enerji yatırım yapmak istiyorlar. Bir de dağıtım işine girmek istiyorlar. Görüştüğümüz firmalar eylül ayı içinde Türkiye'ye gelecekler. Bizim firmalarla nasıl bir araya getiririz, nasıl işbirliği yaptırırız ona bakacağız. "



29.07.2010


Paylaş


OKUR YORUMLARI & YORUM YAPIN


İsim Soyisim:
Eposta Adresiniz:
Yorumunuz: