Hobiden ticarete giden yol

24 Ekim 2018 Çarşamba - 10:00
Kategori: CPT

PAYLAŞ

Hobiden ticarete giden yol
Hobiden ticarete giden yol

Uzun yıllardır ağır kaldırma ve taşıma sektöründe çalışmalarını sürdüren Coşkun Vinç Genel Müdürü Sedat Coşkun, aynı zamanda sıkı bir araba tutkunu. Ağabeyi Servet Coşkun ile birlikte özellikle klasik – modern olarak tariflenen arabalara karşı merakları olan Coşkun kardeşler, bu tutkularını ticari bir faaliyete de dönüştürmüş. Biz de Sedat Coşkun ile bir araya geldik ve arabalara karşı olan bu tutkuyu konuştuk

Ağır kaldırma ve taşıma sektörünun önemli temsilcileri arasında yer alan ve yaklaşık 35 yılı geride bırakan Coşkun Vinç, 1984 yılında kurularak çalışmalarına başladı. Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra ağır kaldırma ve taşıma sektöründe çalışmalarına başlayan ve şu anda Coşkun Vinç'in Genel Müdürü olan Sedat Coşkun, şirket yönetimini kardeşi Servet Coşkun ile birlikte üstleniyor. Ağır kaldırma ve taşıma sektörünün dışında uzun yıllardır klasik - modern olarak tariflenebilecek arabalarla ilgilenen Coşkun, bu ilgiyi ağabeyi ile birlikte ticari bir faaliyete de dönüştürmüş durumda. Arabalara olan ilgisi çocuk yaşlarda başlayan Coşkun, ağabeyi Sedat Coşkun ile birlikte ilerleyen yıllarda özellikle katıldıkları etkinlik ve okudukları dergilerden de etkilenerek ilgilerini biraz daha arttırmışlar. “Tabii ilgi arttıkça dikkatimizi çeken arabaları almaya başladık. Zamanı gelince de elden çıkartıp farklı arabalara yönelmeye başladık. Tabii bütün bu süreçte müzayedeleri de takip ediyoruz” diyen Coşkun, bu tutkunun, aslında ticari karlılık sağlayabileceğini fark ettiklerini belirtti. Günümüzde birçok yatırımcının, parasını değerlendirme biçiminde değişik yöntemlere başvurduğunu ve bu yöntemlerden birinin de dünya üzerinde nadir bulunan eşya ya da arabalara yöneldiğini söyleyen Coşkun, “Bu yatırım araçlarından biri de aslında otomobiller. Çünkü insanlar farklı yatırım araçlarından kar etmeye çalışıyor. Bizim de uzun yıllardır arabalara olan tutkumuz, hobimizi bir nevi ticari bir faaliyete dönüştürmemize neden oldu” dedi. Ancak yaptıkları işin koleksiyonculuk olmadığını da vurguluyor Sedat Coşkun.

Eskiye duyulan özlem

 

Araba konusunda dikkat edilmesi gereken birçok farklı unsur söz konusu. Sedat Coşkun, eski klasik arabalarla değil klasik – modern olarak tariflenen arabalarla ilgileniyor. “Garajımıza koyacağım aracın belirli özellikleri olması gerekiyor. Çok farklı niteliklere bakıyoruz ancak aracın üretim adedi çok önemli” diyen Coşkun, şöyle devam ediyor; “Arabanın kondisyonu, hangi özellikleri taşıdığı, bir neslin sonu ya da bir neslin başlangıcını temsil etmesi gibi çok farklı unsurlar var. Mesela hava soğutmalı üretilmiş son model olması bir unsur. Son dönemde insanlar ‘egzotik’ arabalara karşı ilgililer. Mesela son model bir Mercedes’e binmek yerine 30 yıl önce üretilmiş özel bir Ferrari’yi tercih edebiliyor. Pazarda şu anda böyle bir yönelim var” dedi. İnsanların, özellikle gençlik yıllarında binemedikleri ve özlem duydukları arabalara yöneldiklerini hatırlatan Coşkun, şöyle devam etti: “İnsanlar genellikle 15 ile 25 yaş arasında beğendiği arabaları, 20-30 yıl geçtikten sonra tekrar binmek isteyebiliyorlar. Ya da gençlik yıllarında binemediyse ve şimdi alabilecek imkanı varsa, o arabayı almak istiyor. Bu açıdan baktığınızda da günümüzde 40 ile 50 yaş arasındaki insanlarda bu ilgi oluşuyor diyebiliriz.”

Alman ve İtalyan markalar

Şu anda garajlarında 12 araç bulunduran Coşkun kardeşler, sayının en fazla 15’e çıkabileceğini söylüyor. “Arabayı zamanı gelince ve değerlenince satmak da önemli” diyen Coşkun, garajlarında ağırlıklı olarak Ferrari, Porche, BMW, Mercedes model arabaları bulunduruyor. İngiliz ve Amerikan arabalarına karşı ilgi duymadıklarını hatırlatan Caoşkun, “Çünkü bu arabaları biraz riskli görüyoruz. Onun için yoğun olarak Alman ve İtalyan arabaları üzerine yoğunlaşıyoruz” dedi. Aldıkları arabaları aynı zamanda bir süre kullandıklarını ve bakımına da çok önem verdiklerini belirten Coşkun, “Arabaların çalışması ve yürümesi, aslında arabaya değer katan şeyler. Çünkü arabanın uzun süreler çalışmadan beklemesi daha büyük sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle hem bakımına özen gösteriyoruz hem de düzenli olarak kullanıyoruz” dedi. Coşkun, yurtdışından araba getirme imkanının çok sınırlı olduğunu, ancak yurtdışındanki alıcılar için sürecin bir sorun teşkil etmediğini belirtti.

Haberin devamı CPT'nin son sayısında

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER