Kömürhan Köprüsü’nde Doka imzası

15 Ekim 2018 Pazartesi - 09:00
Kategori: Haber

PAYLAŞ

Kömürhan Köprüsü’nde Doka imzası
Kömürhan Köprüsü’nde Doka imzası

Son yıllarda birçok köprü/viyadük projesine imza atan Doka, Türkiye’nin prestij projelerinden biri olan Yeni Kömürhan Köprüsü Projesi’nde de tercih edildi. Doka Kalıp - İskele Genel Müdürü Ender Özatay, “Köprü ve viyadük yapımında yeni teknolojik yöntemler kullanılıyor ve buna uyum sağlayacak kalıp sistemleri tercih ediliyor. Doka Türkiye olarak tecrübemiz ve teknolojimiz, projelerde daha çok tercih edilmemizi sağlıyor” diyor

Son yıllarda artan köprü ve viyadük projeleri, karayolu ve demiryolu ulaşımı için büyük kolaylıklar sağlıyor. Projeleri üstlenen müteahhit firmaların, projelerde kullandıkları kalıp ve iskele sistemlerinde en büyük öncelikleri arasında ise güvenlik, hız ve teknoloji yer alıyor. Sunduğu çözümlerle kalıp sektörünün yenilikçi firmalarından bir olan Doka Türkiye, son yıllarda birçok önemli köprü/viyadük projesinde yer aldı. Doka Kalıp – İskele Genel Müdürü Ender Özatay ile Yol Teknolojileri dergisi olarak bir araya geldik ve yapılan çalışmaları konuştuk.

Türkiye’de köprü ve viyadük projeleri konusunda ciddi bir artış var. Doka Türkiye olarak siz de birçok büyük projede yer alıyorsunuz. Sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Son dört yıla baktığımızda, Türkiye'de köprü projelerinin sadece sayı olarak artmadığını, aynı zamanda hacimsel olarak da büyüdüğünü görebiliyoruz. Çünkü her şeyden önce Türkiye’de geçilmesi gereken açıklıklar arttı bu da daha nitelikli ve büyük projelerin ortaya çıkmasına neden oldu. Boğaz köprüleri dışında bildiğiniz gibi yakın zamanda İzmit Körfez Geçiş Köprüsü hizmete açıldı. Şimdi de 1915 Çanakkale Köprüsü Projesi’nde çalışmalar sürüyor. Köprü yapımı, aslında yoğun teknoloji gerektiren bir iş ve burada kullanacağınız makine ve ekipmanların, kalıp sistemlerinin de bu teknolojiyi size sağlaması gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’de bunu başarabilecek çok fazla kalıp firması yok. Dolayısıyla Doka olarak son dönemde yapılan köprü ve viyadük projelerinin birçoğunda yer aldık. Son dönemde en çok dengeli konsol ve itme sürme köprülerde kullanılan kalıplara yönelik taleplerin arttığını söylemem gerekiyor. Çünkü son dönemde yapımı gereken köprülerin boyları uzadı ve coğrafi koşullar nedeniyle birçok projede ayak yükseklikleri çok arttı. Haliyle yüksek teknolojili ve farklı çözümler sunan ürünlere ihtiyaç arttı. Tabii bütün bunların yanı sıra hız ve güvenlik unsurları ön plana çıktı. Bu açıdan baktığımızda itme çekme ve dengeli konsol köprülerde çok sayıda rakibimiz olmadığını görüyoruz. Bizim teknolojimize sahip ürünler yok demek daha doğru olacaktır. Bizim tercih edilme oranımızın artmasının en temel sebebi ise çok hızlı çözüm sunabiliyor olmamız.

Her geçen gün gelişen teknoloji, projelerde daha etkin bir rol üstlenecek diyebilir miyiz?

Türkiye'de yapılan işlerin niteliği değişiyor. Bildiğimiz gibi köprü ve viyadükler, en çok karayolu ve demiryolu ulaşımı projelerinde yer alıyor. Yakın zamana kadar devam eden projelerde, kısa köprülerle ilgili olan çalışmalar zaten tamamlanmıştı. Bu kısa olan köprü ve viyadük projeleri, yapım teknikleri açısından da müteahhit firmaları çok zorlamayan projeler ve prefabrik kirişler ile kolaylıkla çözümü yapılabilen evsafdalar. Ancak asıl zorlu olanlar ise oldukça uzun ve geniş açıklığa sahip olmaları, ayak boylarının son derece yüksek olması ve farklı teknolojiler gerektirmeleri ile dikkat çekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğü, son yıllarda yaptığı projelerde, köprü ve viyadük projelerinde geniş açıklıklar için ve şehir içi köprülü kavşaklar için yerinde dökme sistemler, dengeli konsol ve itme – sürme gibi modern yapım yöntemlerine yer verdi Bunun en büyük örneğini biz Kuzey Marmara Otoyolu projesinde gördük. Proje kapsamında dengeli konsol köprüler ve itme sürme yöntemi ile yapılması gereken köprüler vardı. Yani aslında sorunuzun cevabını da vermiş bulunuyoruz; teknoloji, projelerin yönlendirilmesinde elbette ki etkin bir rol üstlenmiş oluyor. Bunun yanı sıra viyadük konusunda da teknoloji en üst seviyelere ulaştı diyebiliriz. Bu kapsamda verebileceğimiz en büyük proje örneği Eyiste Viyadüğü projesiydi. 155 metre ayak yüksekliği ile Dünyanın en yüksek ikinci viyadüğü olarak bilinen bu projede de Doka olarak yer aldık. Kısacası kalıp ve iskele sektörü devrim niteliği taşıyabilecek teknolojik gelişmeleri bünyesine kattı ve bunu da projelere yansıttı. Doka olarak bu süreçte elde ettiğimiz avantaj, 150 yıllık tecrübemiz ve teknolojiye açık olan yapımız diyebiliriz.

Röportajın devamı Makina Market dergisinin Eylül sayısında...

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER