Liebherr için Türkiye pazarı önem kazanıyor

06 Haziran 2014 Cuma - 14:30
Kategori: Haber

PAYLAŞ

Dr. Gerold Dobler ile Liebherr'in Ankomak Fuarı'ndaki standında sektör ve ürünler üzerine konuştuk.
Dr. Gerold Dobler ile Liebherr'in Ankomak Fuarı'ndaki standında sektör ve ürünler üzerine konuştuk.

Alman sanayi devi Liebherr, Türkiye pazarına sunduğu mobil-paletli vinç, kule vinç ve hafriyat grubu makineleriyle Ankomak Fuarı'ndaydı. Türkiye pazarını yakından tanımak adına ülkemize gelen Liebherr Kurumsal İlişkiler Sorumlusu Dr. Gerold Dobler ile Liebherr'in Ankomak Fuarı'ndaki standında sektör ve ürünler üzerine konuştuk. 

liebherr
Dr. Gerold Dobler

 Ankomak Fuarı'ndaki en büyük ve en ilgi çekici standa sahip olan Liebherr, iş ve inşaat makineleri alanında ürettiği pek çok ürünüyle müşterilerini ağırladı. Fuar esnasında görüşme fırsatı yakaladığımız Liebherr'den Dr. Gerold Dobler, Türkiye'ye gelme amacının buradaki pazarı daha yakından tanımak ve öğrenmek olduğunu dile getirdi. Türkiye pazarı hakkındaki tüm detayları öğrenmek istediğinin altını çizen Dobler, Almanya'nın Biberach adlı küçük bir kasabasında üretim yaparak dünyanın 200 ayrı bölgesine ihraç ettiklerini ve ihracat yaptıkları bölgeleri imkan buldukça tanımak istediğini kaydetti. Bu doğrultuda Türkiye'deki pazarı da yakından tanımak için fuara geldiğine dikkat çeken Dobler; "Neden olduğunu bilmiyorum ama dünyada pek çok ülkeyi gezmeme rağmen Türkiye'de ilk kez bulunuyorum. Bu ülkeye gelmiş olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Daha önce Apa Yayıncılık'la Bauma Fuarı'nda tanışmıştık ve böyle büyük bir pazarda basın olarak sadece sizinle tanışmış olmam, açıkçası ilginç geliyor." dedi.

Sektör yönetmeliklere bağlı

Liebherr'in dünya çapında bilinen çok farklı ürün grupları olduğunu ve her ürün grubu içerisinde ayrı bir organizasyona yer verdiklerini dile getiren Dr. Gerold Dobler, Türkiye'de de kule vinç, mobil vinç ve hafriyat grubu makineleri farklı temsilciliklerin yürüttüğünü söyledi. Türkiye sektörünü değerlendiren Dobler; "Türkiye'deki işler Avrupa'nın aksine kamu yönetmeliklerine bağımlı gözüküyor. Türkiye, her şeyden önce Liebherr için çok önemli bir pazar ve o yüzden de pazardaki yerimizi korumak için çalışıyoruz. Ayrıca, Türkiye'deki mentaliteyi tam olarak tanımak istiyorum. Türkiye'de resmi kurumlarla iş yapmak, özel firmalarla yapmaktan çok daha farklı." dedi.

Yüksek tecrübe

Sorumuz üzerine Türkiye'de artan enerji yatırımlarından haberdar olduklarını ve Liebherr'in vinç konusundaki köklü tecrübesiyle pazarda etkin olduğunu vurgulayan Dr. Gerold Dobler, rüzgar enerjisi ve diğer enerji yatırımları için geliştirdikleri ürünlerle çözümler sunduklarını belirtti. Neredeyse her tür vinç üretiminde iddialı olduklarını kaydeden Dobler, bu iddialarını vinç modellerinin yanı sıra farklı ekipman ve donanım konularında da sürdürdüklerini ifade etti. 500 ton kapasiteli bir vinci çeşitli kullanımlar için üretebildiklerini örnek gösteren Dobler, Bauma Fuarı'nda sergiledikleri ve rüzgar enerji türbin montajlarında kullanılan mobil kule vinçleri hatırlattı. Dobler sözlerine şöyle devam etti; "Vinçler çok özel makineler ve seri üretim yapılması söz konusu değil. Ancak Türk müşterilerimiz genellikle siparişlerinin çok kısa sürede teslim edilsin istiyor. Tabii ki herhangi sipariş geldiğinde elimizden gelen en hızlı şekilde üretim yapıyoruz ama ertesi gün de teslim edemiyoruz."

 

Kriter sadece fiyat olmamalı 

liebherr
Fuarda sergilenen Liebherr LTM1100 mobil vinç

Kısa bir süre önce Uzman Vinç'e satılan ve fuarda sergilenen Liebherr LTM1100 mobil vinç hakkında konuşan Dr. Gerold Dobler, Liebherr LTM1100 mobil vincin kendi sınıfında oldukça popüler bir model olduğunu ve bu nedenle Ankomak Fuarı'nda tanıtmak istediklerini söyledi. Türkiye'ye bilgi getirmekten çok buradan bilgi edinerek ayrılmayı umduğunu söyleyen ve vinçler dışında diğer önemli Liebherr ürünlerine de değinen Dobler, Türkiye ve İran pazarına çok önem verdiklerini ve işin ilginci iki pazarında dozer konusunda oldukça iştahlı olduğunu belirtti. Dobler; "Türkiye'deki son gelişmelerin ardından dövizde bazı yükselmeler oldu. Bu duruma yapacak bir şey yok. Türkiye'deki genel kanı; Alman ürünlerinin çok pahalı olduğu ve satışın zorlaştığı yönünde. Liebherr ürünleri aradaki fiyat farkı ne olursa olsun, yakıt sarfiyatı ve kalitesiyle aradaki farkı en kısa sürede amorti edebilecek makinelerdir. Geçtiğimiz yıl DSİ'den 130 adet Liebherr dozer siparişi aldık ve ihaleyi almış olmamız Liebherr'in kalitesini ve fiyatların düşünüldüğü gibi yüksek olmadığının göstergesidir. Zaten DSİ'nin tercihi sadece fiyat değil, teknik özellikler, düşük yakıt sarfiyatı ve güçlü makineler oldu. Ayrıca, aldığımız siparişler 2015 sonuna kadar bitecek ve herhangi bir gecikme olmayacak gibi görünüyor." dedi.

 

 

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER