Gelişim

07 Ekim 2015 Çarşamba - 17:30
Kategori: Makale

PAYLAŞ

Türkiye'deki iş ve inşaat makinelerinin ekonomisi gelişmiş ülkelere nazaran çok uzun bir geçmişi yoktur. İşte bu nedenle Apa Yayıncılık ve özellikle Makina Market dergisinin bu sektördeki 20 senelik geçmişi ve sektörün değişimi ele alındığında kesinlikle uzun bir zamandır. Makina Market dergisindeki gelişmeler ve değişiklikler sektörün geçmişten bugüne gösterdiği gelişimin ve değişikliğin aynasıdır.

20 yıl boyunca, Makina Market dergisi bu değişiklikler hakkında çeşitli haberler yazdı. İnşaat metodolojisi, teknik gelişmeler, motor teknolojisinde inovasyonlar, daha yüksek binalar, daha uzun köprüler ve tüneller ve bir çok başka ilerlemeleri konu edindi.
20 yıl önce gökyüzüne doğru neredeyse bir kilometre yükselen bina fikri boş bir hayaldi. Şimdi ise tasarımları yapanlar, mühendisler, proje planlayıcıları, mimarlar, finansçılar ve diğer görüş sahiplerinin birleşik çabaları yoluyla yüksek gökdelenler yapıldı , hatta daha da yüksek olanların yapılması planlanıyor. Tabi en başta da, bütün bunları gerçekleştirebilmemiz için gerekli iş ve inşaat makinalarında da 20 yıl önce hayal edemeyeceğiniz teknolojik gelişmeler yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Devasa inşaat projeleri bütün bu değişimin bir kanıtı gibi sergileniyor. İşte bütün bunlar, dünyada iş ve inşaat makineleri sektörüne önem verilmesi, saygı duyulması için çok önemli sebepler. Mavi veya beyaz yaka hiç değişmez, çalışanlar da bu sektörün bir parçası olmaktan gurur duyuyorlar. ABD veya Avrıpa ülkelerinde sırf dozer operatörlerinin veya vinç operatörlerinin haberlerini koydukları, bilgi paylaştıkları, yardımlaştıkları siteler var. “ Ben x-marka makina kullanıyorum “ diye stickerlar görürsünüz araçlarda. Firma çalışanları markalarıyla gurur duyarlar ama cidden gurur duyarlar. Üç gün sonra başka bir firmaya geçse bile eski firmasına ve ürününe çamur atmaz. Bu bir özgüvendir ve daha da önemlisi hem kendine, hem işine, hem de sektöre olan saygısındandır.
20 sene içinde meydana gelen gelişmelerden, olumlu değişimlerden bahsederken, bir de baktım ki bütün bu teknolojik gelişmelerin yanında ülkemizde ve sektörümüzde olumsuz gelişen, hatta her geçen gün daha da kötüye giden bir “ İnsan Faktörü “ var. İletişim çağının avantajları sayesinde, daha modern, sektöre daha fazla katkısı olacak ve en önemlisi de bu çağın teknolojisi yüksek makinalarına ve yine daha çok teknolojinin kullanıldığı çalışmalara çok daha hızlı bir şekilde uyum sağlayacak sektör birleşenleri beklerken, tam tersine sektörde işinin hakkını verecek insan kalmamış ortada.
İstediğiniz kadar makinaları yenileyin, çağ atlatın farketmiyor. İlkönce insanları değiştirmeniz gerekiyor. Bu makineleri geliştiren veya üreten insanlar olduğuna göre ve bunlar daha çok Türkiye dışında gerçekleşen işler ise; O zaman diyorum ki sorun bizlerde yani bu ülkenin insanlarında. Gittikçe tambelleşen, ahlaksızlaşan, gelişime kapalı, kafası tek bir yönde çalışan yeni bir insan türünü galiba dünya üzerinde sadece biz bu ülkede yaratmayı becerebildik sonunda. Darısı geleceğin tembel, iş becerisi düşük, ikide bir arıza yapan yani bu insanlara uygun makina üretmemize.

Etiketler:

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap