Doka, İFM Projesi’nde tecrübeyi son teknolojiyle birleştirdi

İstanbul Finans Merkezi (İFM) Projesi içerisinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın yeni binası, Doka Kalıp ile yükselmeye başladı. Selçuklu mimarisinden izler taşıyan betonarme yapıda Doka’nın sunduğu Otomatik Tırmanır Kalıp ve Concremote sistemi ile Türkiye’de bir ilke imza atılarak üç günde bir kat çıkılması planlandı. Öte yandan İFM’nin içerisinde bulunan diğer önemli yapılar da Doka Kalıp imzası taşıyor.

 

Doka Kalıp İskele, gerek iç gerekse dış pazarda devam eden projeleriyle ve dijital kanallarda gerçekleştirdiği yatırımlarla dikkatleri üzerine çekiyor. Son olarak İstanbul’un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olması amacıyla inşa edilen İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) içerisindeki Merkez Bankası Binası Projesi’nde yer alan firma, projeye sunduğu çözümlerle önemli başarılara imza attı.

 

Ender Özatay – Doka Türkiye Genel Müdürü

Otomatik tırmanır kalıp ile Concremote sistemi

İstanbul Finans Merkezi (İFM) Projesi kapsamında Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası gibi kamu bankalarına ait yüksek binaların inşa edildiğini kaydeden Doka Kalıp İskele Genel Müdürü Ender Özatay, IFM içerisinde yapılan yüksek binaların %80’inde Doka’nın ürün ve çözümlerinin tercih edildiğini söyledi. IFM içerisinde yapımına başlanılan Merkez Bankası’nın yeni binasında da Doka’nın yer aldığını kaydeden Özatay, “Bu proje bizim için oldukça önemli. Projede Doka’nın SCP Otomatik Tırmanır Kalıp ile Concremote sistemi ilk defa bir arada kullanılarak üç günde bir kat yükselmesine imkan verecek” dedi. Dünyada 3 günde 1 katın çıkıldığı çok az sayıda proje olduğunu vurgulayan Özatay, “Bu çalışmada kalıbın çok hızlı olması gerekiyor. Ayrıca özel sınıfta beton dökülmesi, dökülen betonun dijital olarak takip edilmesi şart. Daha sonra betonun istenilen mukavemete ulaşmasıyla hemen bir üst kata kalıbın tırmandırılması gerekiyor. Bunun için Merkez Bankası’nın yeni binasının yapımında Concremote sistemi kurululuyor. Concremote ile betonun kürleşmesi dijital olarak takip ediliyor. Öte yandan projede SCP (Self Climbing Platform) otomatik tırmanır kalıp sistemi kullanılacak. İlerleyen aşamada Xclimb 60 koruma perdesi de kurulacak” dedi.

 

E-ticaret ve dijitalleşme

Türkiye’de ve dünyada birçok büyük projede çalışmalarını sürdüren Doka Kalıp, pandemi dönemiyle beraber yeni iş modelleri e-ticaret ve dijitalleşmeye de yoğunlaştı. 2018’den bu yana yaptığı e-ticaret ve dijitalleşme yatırımlarının olumlu geri dönüşlerini pandemi döneminde almaya başladıklarını belirten Özatay, yatırımların sonucu olarak Türkiye’nin Dünya çapında Doka’nın en yüksek e-ticaret satışının gerçekleştirildiği 2. ülke olduklarına değindi ve şunları söyledi: “E-ticaret kanallarıdaki satış oranımız ortalamada yüzde 7 olarak gerçekleşti. Orana baktığımızda her geçen gün artan bir e-ticaret hacmi var. Geçen sene e-ticarete çok ciddi yatırım yaptık. Kendi e-ticaret portallarımızı oluşturarak, müşterilerimizi bu kanala yönlendirmeye başlamıştık. Pandemi süresince insanlar, e-ticaret aracılığıyla satış temsilcisinin ziyareti olmadan, ürünlere kendileri ulaşarak stoklarımızdan sipariş verebildiler. Doka Türkiye olarak, dünya çapında Doka’nın en yüksek e-ticaret satışının gerçekleştirildiği 2. ülke olduk.” Pandemi döneminde dijitalleşmeye uyum sağlayamayan şirketlerin ayakta kalmakta zorlanacağı, uyum sağlayan ve değişime ayak uyduranların devam edeceği bir dönem yaşandığının altını çizen Ender Özatay, “Elbette planlarımız değişti. Hatta artık uzun vadeli planlar geliştirmiyoruz. Çünkü salgın hastalığın etkilerinin ne olacağını kimse bilmiyor. Dolayısıyla daha kısa vadeli, daha öngörülen planlar yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Dijitalleşmenin sektörün geleceği olduğunu düşünerek 2 yıl önce bütün kaynaklarını buraya yönlendirdiklerini belirten Doka Kalıp İskele Genel Müdürü Özatay, öncelikle üç boyutlu yazıcı konusunda büyük bir yatırım yaptıklarını, daha sonra uzaktan kalıp eğitmeni, Doka Contact şantiye verimlilik programı kullanılması, Concremote adı verilen beton kürleşmesini dijital olarak ölçebilen bir yazılım satın alınması ve online mağazacılığa geçilmesi gibi önemli adımlar attıklarının da bilgisini verdi.

 

 

Uzak gelecek heyecanlandırıyor…

Konuşmasında 2020 yılıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Özatay, planladıkları cironun neredeyse yüzde 40 üzerinde olduklarını belirterek, 2021’le ilgili şunları söyledi: “Böyle bir yıl planlamamıştık. Hem Türkiye, hem Türki Cumhuriyetleri hem de Irak’ta pandemi öncesinde sözleşmesini yaptığımız işler büyümemize katkı sağladı. Peki, 2021’de neler olacak derseniz? 2021 yılı için iyi, normal ve kötü bir senaryoya karşılık hazırlıklarımızı yaptık. Köklü bir geçmişe sahip olan şirketimizin reflekslerine, oluşmuş bilgi ve birikimlerine güveniyoruz. Açıkçası şirketimiz, pandemiden dolayı devletlerin altyapı projelerine bütçe ayıramayacağını düşündüğü için 2021 ve 2022 yılının çok zor geçeceğini belirtiyor. Burada yola çıkarak en kötü senaryonun gerçekleşmesi haline kendimizi hazırlıyoruz. Türkiye’de de aynı durum söz konusu ama her zaman sürprizlere açık olmak gerek. 2021’de neler olacağını şimdiden öngörmek mümkün değil ama biz kendimizi en kötü senaryoya yani pazarın 2019 yılına oranla Euro bazında  %10 ila yüzde 20 düşeceğini ön görerek, kendimizi hazırlıyoruz.” 2021 ve 2022 sonrasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Özatay, “Türkiye inşaat pazarı, bölgesiyle beraber 2021-2022 yıllarını küçülerek ya da durağan olarak geçirecek ve sonrasında ise yeniden çok güçlü bir şekilde toparlayacak gibi görünüyor. Şu anda 2024 yılında Türkiye inşaat pazarı büyüklüğünün 208 milyar dolara ulaşarak Rusya’yı geçerek bölgenin en büyük pazarı olacağı belirtiliyor” ifadelerini kullandı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × four =

scroll to top