İMDER BAŞKANI ÖZGEN: “SEKTÖRÜN GELECEĞİNİ PANDEMİNİN SEYRİ BELİRLEYECEK”

İMDER YÖNETİM KURULU BAŞKANI MERİH ÖZGEN, PANDEMİ NEDENİYLE DÜNYA GENELİNDEKİ İŞ MAKİNELERİ SATIŞ ADETLERİNDE BİR DÜŞÜŞ YAŞANDIĞINI SÖYLEDİ. PAZARDAKİ DARALMADAN TÜRKİYE’NİN DE ETKİLENDİĞİNİ KAYDEDEN ÖZGEN, “GEREK GLOBAL GEREKSE ÜLKEMİZ ÖLÇEĞİNDE SEKTÖRÜ 2021 YILINDA BİÇİMLENDİRECEK EN ÖNEMLİ UNSUR PANDEMİNİN SEYRİ OLACAKTIR” DEDİ.

 

Uluslararası iş makineleri sektörü araştırma şirketi Off-Highway Research’ün Eylül ayı raporuna göre, dünya iş makineleri sektörü 2020 yılında yüzde 16 civarı bir düşüş yaşayacak ve dünyada toplam 930 bin adet civarı makine satışı olacak. Bu daralmadan Türkiye’nin de içinde bulunduğu birçok ülke etkilenirken, pazarda önemli derecede büyüyen tek ülke ise Çin olacak. Makina Market olarak Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen ile bir araya gelerek, Türkiye ve dünya iş makineleri sektörü üzerine önemli bir görüşme gerçekleştirdik.

 

Merih ÖZGEN – İMDER Yönetim Kurulu Başkanı

SON YILLARDA YAŞANAN OLAYLAR NEDENİYLE İŞ MAKİNELERİ SEKTÖRÜ ZOR GÜNLER GEÇİRDİ. BU KAPSAMDA SEKTÖR, YILI NASIL KAPATIYOR?

Koronavirüs salgını, dünyada birkaç sektör haricinde çoğu sektörü etkilediği gibi iş ve iş makineleri sektörünü de derinden etkiledi. Salgının başlarında küresel tedarik zincirinde meydana gelen kopmaların ve pandeminin etkisi ile belirsiz duruma gelen piyasalar nedeniyle ülkemizde sektörel faaliyetlerimiz olumsuz yönde etkilendi. Ancak yaz aylarında ekonomik faaliyetlerinin tekrar canlanması ve inşaat sektöründeki duraksamanın önüne geçilmesi ile sektör bir miktar nefes aldı. Özellikle gümrük kapılarında gerekli önlemlerin alınması ile ithalat ve ihracat faaliyetlerinin sekteye uğramadan yapılması sayesinde sektörümüz ciddi anlamda hareketlilik kazandı. Ancak son dönemde Covid-19 virüsünün etkilerinin yeniden yoğunlaşması nedeniyle pazarda bir süredir izlenmekte olan hareketliliğin devam edip etmeyeceğini yakından gözlüyor olacağız.

 

İŞ MAKİNELERİ SEKTÖRÜ İHRACAT AÇISINDAN NASIL BİR SENE GEÇİRDİ?

Bu yılki ithalat ve ihracat rakamlarına baktığımızda ihracatın, ithalat rakamından daha fazla olduğunu görmekteyiz. Ocak-Ekim döneminde sektörün ihracatı 1.132 milyon USD olurken, ithalatı ise 660 milyon USD olmuştur. Ancak geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırdığımızda ihracat rakamının maalesef düştüğünü gözlemliyoruz. Ocak ayında % 7.8, Şubat ayında ise % 7.5 oranında ihracatını arttıran sektör, Covid-19 pandemisinin Türkiye’de ortaya çıktığı Mart ayı itibariyle ihracat rakamlarında aşağı yönlü bir tablo sergilemiştir. İlk on aylık dönemde de ihracat % 8.6 oranında azalırken, ithalat ise %16.7 oranında artış göstermiştir. Sektörümüzdeki üretici firmalar salgının başladığı Mart ayından günümüze kadar çalışanları için her türlü tedbiri alarak üretime ara vermeden devam etmişlerdir. Sektörümüzün tüm çalışanlarına bu vesile ile hem sektöre hem de ülke ekonomisine yapmış oldukları bu olağanüstü katkı ve özverili çalışma için de teşekkür ediyoruz. Daralan küresel ekonominin etkisi ile ihracat pazarlarındaki rekabet de daha yoğunlaşacak olup, üretim yapan firmaları daha zorlu bir çalışma temposu beklemektedir. Dünya ekonomisindeki derin daralma ve pandeminin yeniden yoğunlaşması nedeniyle sektörün ihracatının geçtiğimiz yıla oranla artış göstermeyeceğini tahmin ediyoruz. Yılın ilk aylarında ihracat oranı yaklaşık % 75’lere varan firmalarımızın bu oranlarının pandemi sürecinde üçte bire düştüğünün gözlemlenmesi de olası sınırların kapanması ve gümrük işlemlerinin yavaşlaması durumunda daha sıkıntılı bir süreçle karşılaşacaklarının sinyali niteliğindedir. Üretim yapan firmalarımız rakipleri karşısında avantajlı konuma geçmek için dikkatli olmalı ve daha fazla gayret göstermelidirler.

 

 

PANDEMİ SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?

Global ölçekte ana sorunlar, ekonomilerin küçülmesine bağlı olarak pazarlardaki daralma ve tedarik zincirlerinde pandemi kaynaklı kırılmalar oldu. Özellikle tedarik zinciri küresel anlamda büyük yara almış durumda. Bu kopmalar neticesinde de birçok OEM, nihai ürün üretiminde aksamalar yaşadı. Dünya iş makinesi sektöründe pandemi öncesi tahmin olan yüzde 3 oranındaki büyüme de artık gerçekleşmeyebilir. Pandemi nedeniyle dünya genelinde, toplam satış adetlerinde bir düşüş de gözleniyor. Uluslararası iş makineleri sektörü araştırma şirketi Off-Highway Research’ün Eylül ayı raporuna göre, dünya iş makineleri sektörü 2020 yılında yüzde 16 civarı bir düşüş yaşayacak ve dünyada toplam 930 bin adet civarı makine satışı olacak. İş makineleri sektörü talepteki dalgalanmalara alışık olsa da, bu düşüş normal zamanlarda beklenenden çok daha şiddetli bir gerilemeyi temsil etmektedir. Salgın nedeni ile sektörün dünya çapında söz sahibi ülkelerinden olan Hindistan, Japonya ve Kuzey Amerika’da bir durgunluk yaşandı. Hindistan pazarında 2020 yılı için yüzde 25’lik bir düşüş bekleniyor. Sektörün önemli ihracatçılarından Japonya’da ise, yurt içi satışlarda yüzde 27’lik bir düşüş yaşanacağı öngörülüyor. Kuzey Amerika pazarında da şuan için yüzde 33’lük bir daralma ile birlikte yaklaşık 130 bin adet civarı makine satışı olacağı tahmin ediliyor. Pazarda önemli derecede büyümenin yaşanacağı tek ülke Çin olacak gibi görünüyor. Büyümenin arkasında ise Çin hükümetinin teşvik harcamaları sayesinde taleplerin artması yatmaktadır. Çin’de bu sene % 14 civarı bir büyüme ile yaklaşık 360.000 adet civarı makine satışı yapılmasını beklenmektedir. Üyesi olduğumuz CECE- Avrupa İş Makinaları Federasyonu verilerine göre Avrupa pazarında yılın üçüncü çeyreğinde iş makinesi satışlarında % 1 büyüme yaşandı. Üçüncü çeyrekte satışlarda büyüme gören ülkeler ise Almanya, Fransa, İtalya, Rusya oldu. İngiltere, İspanya, Orta ve Doğu Avrupa pazarları ise satışların dokuz ay sonra % 15’in üzerinde düştüğü bölgeler olarak kaydedildi. CECE’nin son tahminlerine göre satışlardaki düşüş oranı % 20 mertebesinde olacaktır. Ekim ayında yapılan CECE barometre anketinde beklentiler, pandeminin başlangıcından bu yana ilk kez nötr bir seviyede gerçekleşmiştir. Bunun bir diğer anlamı da ekipman üreticilerinin krizin daha da derinleşeceğini düşünmemeleridir. Halen yaşanmakta olan ikinci dalgaya bağlı olarak ciddi bir karantina ortamı olmazsa, iş ortamı endekslerinin yıl sonuna kadar pozitif düzeye ulaşması olasıdır. Bununla birlikte sektör, hem duyarlılık hem de ekipman satışları açısından ideal bir “V” şeklinde toparlanma izlememiştir. Avrupa pazarı 2020 yılını % 10-15 arasında bir düşüşle tamamlayabilirse, dünya pazarlarından daha iyi bir performans sergilemiş olacaktır. Çin pazarındaki güçlü satış performansının küresel satış rakamlarını desteklediği unutulmamalı ve dünya iş ve inşaat makineleri pazarı Çin pazarı hariç tutularak değerlendirilmelidir. Pandemi, Türk iş makineleri pazarının 2018 yılı ikinci yarısında döviz krizi ile başlayıp, 2019 yılında pazarın normal seviyelerinin dörtte birine kadar küçülmesi ile sonuçlanan tabloyu daha da ağırlaştırdı. Yatırım iştahının düşmesi, kurların artışı ve belirsizlik ortamı iç pazardaki taleplerin de ertelenmesine ya da iptal edilmesine neden oldu. Pandeminin ülkemizin yanı sıra tüm dünyadaki etkilerinin artmasıyla birlikte sektör değer zincirimiz hem tedarik tarafındaki hem de dağıtım tarafındaki uçlarında sıkıntıya girdi. Bir taraftan hem yerli hem de yurt dışı tedarikçilerimizde faaliyete ara verme ve hatta tamamen durma kaynaklı kesintiler ortaya çıkmaya başladı. Bu durum bizim üretim ve/veya piyasaya arzımızı olumsuz etkiledi. Diğer taraftan başta AB, Ortadoğu ve Uzakdoğu olmak üzere önemli ihraç pazarlarımızda ciddi daralmalar ortaya çıktı. Bu pazarlardaki yatırımların durgunluğu ve işgücü piyasasının kısa vadede toparlanamayacak olması bizi derinden etkilemeye devam etmektedir.

 

 

ÖZELLİKLE ÜRETİCİLER, PANDEMİ SÜRECİNDE NE GİBİ SORUNLAR YAŞADI?

Kısa bir yanıt isteniyorsa “çok zor geçiriyorlar” denebilir. Bir taraftan filyasyon ve akabindeki karantina uygulamaları sonucunda ortaya çıkan iş gücü eksilmesi ile diğer taraftan da tedarik zincirinde gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki kopmalarla boğuşmak zorunda kalındı. Gümrük kapılarındaki kapanma ve/veya gecikmeler ile lojistik sektöründeki aksaklıklar zor şartlar altında yapılan üretimin ihraç pazarlarına çıkışını zorlaştırarak bu olumsuz tabloyu daha da vahim hale getirdi. Döviz kurlarındaki büyük dalgalanmalar, üretim girdilerinde önemli ölçüde ithalata bağlı olan sektörü (ham madde, yarı mamul, komponent) zorlayan bir başka etken oldu. Başta AB olmak üzere birçok önemli dış pazarda pandemi nedeniyle ciddi daralmalar yaşandı. İlk dalganın başlangıcında devlet tarafından getirilen “Ekonomik İstikrar Kalkanı” destek paketine makine sektörünün dahil edilmemesi de hem moraller üzerinde olumsuz etki yaptı hem de azalan gelir nedeniyle zaten negatif nakit akımı sorunu ile uğraşan üreticilerimizin yükünü vergi ve sigorta ödemeleri ile daha da ağırlaştırmış oldu. Bu döneme ait pozitif olarak söylenebilecek ve göreli pazar artışına neden olan az sayıdaki gelişmeler arasında yılın ikinci çeyreğindeki kredi genişlemesi ve bütün yıl gözlemlenen kamu alımları sayılabilir.

 

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE İŞ MAKİNESİ SEKTÖRÜNÜ NELER BEKLİYOR?

Şurası açık ki, gerek global gerekse ülkemiz ölçeğinde sektörü 2021 yılı içerisinde biçimlendirecek en önemli unsur pandeminin seyri olacaktır. Sadece bu başlık altında bile aşının yaygınlaştırılma takvimi ve tesiri (hem hedeflenen olumlu bağışıklık tesisi hem de henüz öngörülmeyen olumsuz yan etkileri anlamında), üçüncü bir dalganın olup olmayacağı, ülkelerin/ekonomilerin ne oranda kapanacağı ve ne şekilde ve hangi takvimle açılacağı gibi birçok değişkenlik bulunmakta. Elbette ekonomilerin büyüme hızları, global finansal pazarlara arz edilmiş olağanüstü yüksek likiditenin nasıl ve ne zaman geri çekilmeye başlanacağı, ABD’deki yönetim değişikliğinin başta ticaret savaşları olmak üzere küresel politik ve ticari düzene nasıl etki edeceği, uluslararası yatırım iştahının ne seviyede olacağı gibi yanıtlanması şimdiden oldukça güç bir dolu soru da 2021 yılının tahmini gibi zorlu bir uğraşı daha da karmaşık hale getirmekte, zorlaştırmaktadır. Ülkemiz ölçeğinde ise döviz kurları, enflasyon, faiz oranları, kamu harcamaları, başta hukuk olmak üzere yapısal reformların nasıl ve ne zaman hayata geçirileceği gibi hayati öneme haiz parametreler de denkleme dahil olmakta ve 2021 yılını tasavvur etmemizi güçlendirmektedir. Tüm bu gerçekçi tahmin güçlüğüne karşın, halen mecliste görüşülmekte olan 2021 bütçesinin altyapı yatırımlarında önemli artışa işaret eden mevcut haliyle yasalaşacağı beklentisiyle ülkemiz iş ve inşaat makinesi pazarının 2021 yılı içerisinde büyüme eğilimi göstereceğini söyleyebiliriz. Ancak bu büyümenin içinde bulunduğumuz yıl kapandığında tarihi düşük performans sergilenen 2019 yılının baz etkisiyle, elde edileceği neredeyse kesin olan % 50’lerin çok üzerinde olması da umulmamalıdır. Aynı şekilde global pazarda da pandeminin en geç bahar ayları bitimine kadar kontrol altına alınacağını öngören baz senaryonun gerçekleşmesi şartıyla % 10’lar mertebesinde büyüme gözlenmesi sürpriz olmamalıdır. Bu öngörü yerli üreticilerimizin zaten hızla başlatmış oldukları ihracat seferberliği çabalarını artırarak sürdürmeleri için güçlü bir motivasyon olacaktır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top