“Sigorta, ücret karşılığında riskini satmaktır”

Türkiye’de en fazla iş kazası yüksekte çalışmalarda meydana geliyor. Kaza sonucunda oluşabilecek zararları gidermenin tek yolu ise sigortadan geçiyor. Tehlikeli meslekler kategorisinde yer alan vinç ve platform kiralama sektöründeki sigortala oranı ise yüzde 19 seviyelerinde ilerliyor. Makina Market olarak sektörü sigortalayarak kiralama şirketlerinin risklerini üstlenen Fidancılar Sigorta Genel Müdürü Orhan Fidancı ile bir araya gelerek, sigortayı, neden sigorta yaptırılması gerektiğini ve yaşanan iş kazalarında sigortanın önemini konuştuk.

 

 

Kiralama şirketleri sizce neden sigorta yaptırmalı?

 

 

Öncelikle sigortanın ne olduğuna bakmak gerek. Sigorta, bir ücret karşılığında başımıza gelecek olan riski satmaktır. Vinç ve platform kiralama işletmeleri de riskli ve tehlikeli sayılan meslekler kategorisinde faaliyetlerini gerçekleştiriyor. Kiralama firmaları, yaptıkları işi kesinlikle küçümsememeli. Bugün sektörde yaşanan bir iş kazasında eğer ölüm var ise ortama hasarımız 1 milyon gibi bir rakama tekabül ediyor. İşte bu yüzden risklerimizi belirli bir ücret karşılığında satmak için ve oluşabilecek zararlara karşı önlem almak için mutlaka sigorta yaptırmalıyız.

 

 

Peki, sigorta yaptırırken nelere dikkat edilmeli?

 

 

Sigorta yaptırırken bazı kriterleri göz önünde bulundurmalıyız. İlk önce ne iş yaptığımızı ve işimizin risk oranını çok iyi bilmeliyiz. Bu kriterlere göre de şartlarımıza uygun sigortayı yaptırmalıyız. Sigorta şirketleri, bir poliçe düzenlerken “İşletme yaptığı işlerde tüm tedbirler alınıyor mu? Risk minimize ediliyor mu?” diye bakıyor. Buna göre fiyatlandırma yapıyor ve riski satın alıyor. Sigorta şirketleri, eğer ortadaki riski göze alamıyorsa sigorta yapmaktan vazgeçer. Örneğin; Vinç ve platform sektörü riskli sayılan işler kategorisinde yer aldığı için şu anda sektörünü sigortalayan şirketlerin sayısı oldukça az. Bu risk konusunu rakamlarla açıklayacak olursak; 2018 yılında sektörde 44 tane kaza yaşandı. Bu kazaların sonucunda 27 kişi hayatını kaybetti ve 61 kişi yaralı var. Bu kazaların sigorta şirketlerine maliyeti ise 35 milyon oldu. Az öncede belirttiğim gibi sektör çok riskli ve hasar değerleri de oldukça yüksek.

 

 

Sektörün riskli olduğunu belirttiniz. Fidancılar Sigorta olarak neden bu riski göze alarak sektöre giriş yaptınız?

 

 

Sektörde sigorta konusunda çok mücadele verdik. Artık poliçemizi de bizi de Türkiye genelinde tanıyorlar ve biliyorlar. Şu anda çok şükür yoğun talepler alıyoruz. Tabi sektörde rakiplerimizde ortaya çıkmaya başladı. Rekabet iyidir ama rekabet demek benim malımı çalıp onu sunmak veya insanları aldatmak değildir. Rekabet, yapılanın üstüne iyi şeyler ilave edip bir şeyler katmaktır.

 

 

Teminatlardan bahsetmişken sektöre sunduğunuz poliçenizin kapsamı nedir?

 

 

Vinç sektörü yük taşıma, kaldırma ve aktarma, platform sektörü ise insanların yüksekte güvenli çalışması için insanları yükseklere erişimini sağlıyor. Tüm bu çalışma sırasında sepet veya bom kırılması, halat kopması, taşınan ürünün hasar görmesi gibi durumlarda tüm masrafları karşılıyoruz. Çoğu firmanın kamyonu ve TIR’ı bulunuyor. Bunlar aynı zamanda nakliyatçılık da yapıyor. Bizim poliçemizde kendi araçlarıyla nakliyat yapanlar da teminat altına alındı. Bunun yanında makine düştü ve ölümlü bir kaza meydana geldi ve taşınan malzeme zarar gördü teminatımız bunu da kapsıyor. Çevre kirliliği ve hukuksal koruma teminatımız da var. Açıkçası poliçemiz tüm maddi ve manevi tazminatları karşılıyor.

 

 

Sigorta hangi durumlarda geçersiz oluyor?

 

 

Tabi sigortanın geçersiz olduğu bazı istisnai durumlar bulunuyor. İşletmeler, tüm tedbirleri alarak işini en iyi şekilde yapacak, eğer ortaya çıkan bir olumsuz bir durum varsa da sigorta şirketi olarak o noktada biz devreye gireceğiz. Sigortanın geçersiz olduğu durumları şöyle açıklayabilirim: Tonaj üstü çalışma, uygun halat ve sapan kullanılmama, operatörün G belgesinin olmaması, moment varsa güvenlik sisteminin iptal edilmesi ve barların yükseltilmesi durumunda sigorta geçersiz olur. Bunları yapmadığınız sürece sigorta sizin bütün ihtiyacınızı karşılar ama daha çok kazanayım düşüncesiyle tonaj üstü çalışmalar, uygunsuz halat kullanmalar, belgesiz ve yeteri kadar bilgi ve tecrübeye sahip olmayan operatör çalıştırılması durumunda sigorta risklerin hiç birini karşılamaz.

 

 

Sigortalı müşterilerinizin başına herhangi bir iş kazası geldiğinde öncesi ve sonrasında izlenmesi gereken yollar nelerdir?

 

 

Tüm müşterilerime mutlaka şunu söylüyorum. Bir kaza yaşandığında hangi saat hangi gün olursa olsun mutlaka bize ulaşın. Müşterimize kaza nasıl oldu? Ölü veya yaralı var mı? Ölü veya yaralı yoksa düşen malzemenin eni ve boyu ne kadar? Bu durum trafiği ve çalışmayı engelliyor mu? diye soruyoruz. Çünkü bunları hepsi bizim için çok önemli kriterler. Diğer sigorta şirketleri genelde her şey yerinde kalsın gelip görmemiz gerekiyor diyorlar. Eğer bugün özel bir eksper ile çalışmıyorsanız dosyanın açılması, eksperin atanması ve eksperin oraya intikali İstanbul içinde ertesi güne sarkar, İstanbul dışında ise 2 -3 günü bulur. Biz dosya açmadan işlemlere başlıyoruz. İstanbul içinde aynı gün, dışında olduğunda da ertesi gün olay yerindeyiz. Kaza yaşandığında biz müşterimizin yanında durup, bir nevi psikolojik olarak destek verdikten sonra onları rahatlatıp olayı kendi üzerimize almaya çalışıyoruz. Kazada ölü veya yaralı varsa oranın kolluk kuvvetleri geliyor, SGK’ya iş kazası bildiriliyor ve yaralı acil olarak hastaneye sevk ediliyor sonrasında mahkeme olayları başlıyor. Mahkemenin sonuçlanmasını bekleriz. Çünkü bizim için en önemli sonuç kusur oranlarıdır. O kusur oranlarını bekleriz ve bu oranlar çıktıktan sonra sigortalımızın kusur oranına göre ne çıkıyorsa tazminatı onun ödemesini yaparız. Fakat kazada ölü ve yaralanma yoksa bir makine devrildiyse öncelikle hemen olay yerinden makineyi kaldırttırırız. Eksperimiz makinenin ilk önce tamir edilip edilmeyeceğine bakar. Tamir edilebiliyorsa bunun için fiyat tekliflerini toplar. Eğer makine pert olduysa onun eş değerinin araştırmasını yapar, muafiyetler varsa düşülür, kalan kısım kişiye ödenir. Biz de dosya kapatılması bir hafta, paranın ödenmesi de 1 hafta olmak üzere 15 günde müşterimizin sorunlarını çözmüş oluyoruz.

 

 

Yaşanan bir kazada müşterinizin kusurlu olup olmadığını neye göre belirliyorsunuz?

 

 

İlk önce makinenin diyagramına bakarız. O metrede o tonaj diyagramın içinde mi değil mi? Sonrasında halat kontrolü yaparız. Halat normal ise halatın sertifikasını ve faturasını isteriz. Operatörün sigortalı olup olmadığını inceleriz. O firmanın elemanı mı değil mi? G belgesi var mı yok mu? Makinenin periyodik bakımı yapılmış mı? Eğer bunlarda sorun yoksa hasarı üstleniyoruz.

 

 

Sigorta şirketi olarak iş kazalarının önüne geçmek için önerileriniz nelerdir?

 

 

Vinç ve platform sektörü, mühendislik ve ince hesaplamalar gerektiren bir işi üstleniyor. Tüm firmalar önce ne iş yaptıklarını ve tehlikelerinin ne olduğunu bilmesi gerek. Örneğin; vinç ve platform sektöründe telefonla makine için fiyat teklifi veriliyor ve kiralaması yapılıyor. Bu iş böyle yapılmamalı. Proje alanına gidilmeli, makinenin nasıl ve nerede çalışacağı görülmeli. Müşteriler genellikle daha az para ödemek için ağır yükleri küçük tonajlı makinelerin taşıyabileceğini belirtiyor. Bir diğer önemli konu ise makinenin kurulacağı alanın kesinlikle kontrol edilmesi gerek. Makinenin halatı, halatlıktan çıkmış ama hala kullanılıyor ve ‘Bir şey olmaz’ deniliyor. Ayrıca makine kiralanırken tüm ayrıntıların detaylı bir şekilde sözleşmede yer alması gerekiyor. Müşterinin kaç ton makine talep ettiği ve tüm iş detayları sözleşmelere kesinlikle yazılmalı. Eğer işle ilgili bir sorun çıkarsa, en azından ortada yazılı bir belge kalmış olur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twelve − 12 =

scroll to top